Türkmenistan'da yarım asırdan fazla süredir aralıksız yanan ve 'Cehennemin Kapısı' olarak bilinen Darvaza Gaz Krateri'ndeki alevler, son üç yılda %75 oranında azaldı. Uzmanlar, gaz akışının kontrol altına alınmasıyla kraterin gelecekte tamamen sönebileceğini belirtiyor.
Türkmenistan'ın Karakum Çölü'nde 50 yılı aşkın süredir aralıksız yanan ve yerel halk tarafından "Karakum'un Parıltısı", dünya genelinde ise "Cehennemin Kapısı" olarak anılan Darvaza Gaz Krateri, nihayet sönme belirtileri göstermeye başladı. Yarım asırdır devam eden bu doğa olayının, yetkililerce alınan önlemlerle kontrol altına alındığı ve alevlerin önemli ölçüde azaldığı bildirildi.
Yarım Asırlık Yanışın Kökeni ve Beklenmedik Sonuçları
Kraterin oluşumu, 1970'li yılların başında Sovyet jeologlarının doğal gaz arama çalışmaları sırasında yer altındaki gaz boşluğunun çökmesiyle gerçekleşti. Zehirli metan gazının çevreye yayılmasını önlemek amacıyla ateşe verilen çukurun sadece birkaç hafta içinde sönmesi bekleniyordu. Ancak, Türkmenistan'ın dünyanın en büyük doğal gaz rezervlerine sahip ülkelerden biri olması nedeniyle, yer altındaki zengin rezervler alevlerin onlarca yıl boyunca yanmasına neden oldu.
Darvaza köyü yakınlarında bulunan bu devasa çukur, 60-70 metre çapında ve yaklaşık 30 metre derinliğindedir. Geceleri kilometrelerce uzaktan görülebilen alevleriyle, ülkenin en ilgi çekici turistik noktalarından biri haline gelmiştir. Kraterle ilgili resmi kayıtların bulunmaması ise Türkmenistan'ın kapalı devlet yapısıyla ilişkilendiriliyor.
Alevlerin Azalmasındaki Kontrollü Gaz Çıkışının Rolü
Türkmenistan yönetimi, son yıllarda krater çevresinde yeni doğal gaz kuyuları açarak yer altındaki gazı kontrollü bir şekilde çıkarmaya başladı. Uzmanlara göre bu çalışmalar, krateri besleyen gaz miktarını önemli ölçüde azalttı. Uydu verileri de bu iddiayı destekler nitelikte olup, alevlerin yaydığı ısının son üç yılda yüzde 75'ten fazla düştüğünü ortaya koydu.
Türkmenistan devlet enerji şirketi Türkmengaz yöneticilerinden Irina Luryeva, haziran ayında yaptığı bir basın toplantısında bu gelişmeyi doğruladı. Luryeva, "Yangın neredeyse üç kat azaldı. Daha önce kilometrelerce uzaktan görülen büyük bir alev vardı. Bugün ise yalnızca zayıf bir yanma kaynağı kaldı" ifadelerini kullanarak kraterdeki değişimin boyutunu gözler önüne serdi.
Kraterin Gizemleri ve Bilimsel Keşifler
Yaşam barındırması imkânsız gibi görünen bu "cehennem çukuru", bilim insanlarını şaşırtan bir keşfe de ev sahipliği yaptı. Kanadalı kaşif George Kourounis, Kasım 2013'te National Geographic desteğiyle kraterin tabanına inmeyi başaran tek insan oldu. Isıya dayanıklı özel bir kıyafetle kraterin içine giren Kourounis, yaklaşık 17 dakika boyunca burada kalarak toprak örnekleri topladı.
Kourounis'in araştırmasının amacı, aşırı koşullarda yaşam olup olmadığını incelemekti. Sonuçlar şaşırtıcıydı; kraterin metan yüklü, aşırı sıcak ortamında bazı bakteri türlerinin yaşadığı tespit edildi. Kourounis bu deneyimi, "Dünya üzerinde uzaylı yaşamı arar gibiydik" sözleriyle anlattı.
Geleceğe Yönelik Beklentiler
Bilim insanları, kraterin tamamen sönmesinin kısa vadede kesin olmadığını belirtse de, mevcut veriler "Cehennemin Kapısı"nın artık eski gücünü kaybettiğini ve gelecekte tamamen sönebileceğini gösteriyor. Bu gelişmeler, hem çevresel etkileri azaltma hem de doğal gaz kaynaklarını daha verimli kullanma açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.