ABD'de tüketici güven endeksi Temmuz ayında 55,2'ye yükselerek Şubat ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Bu artış, endeksi savaş öncesi seviyelere taşıdı.
ABD Tüketici Güveni, Michigan Üniversitesi tarafından açıklanan verilere göre Temmuz ayında önemli bir yükseliş kaydederek Şubat ayından bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Endeks, 55,2 puanla savaş öncesi döneme geri dönüş sinyalleri verdi.
Michigan Üniversitesi'nin Amerikalı tüketicilerin eğilimlerini yansıtan tüketici güven endeksinin Temmuz ayına ilişkin nihai verileri, bir önceki aya göre 5,7 puanlık bir artışla 55,2 seviyesine yükseldiğini gösterdi. Haziran ayında 49,5 seviyesinde olan endeks, Temmuz ayı öncü verisi olarak açıklanan 54,4'ün de üzerine çıktı.
Ekonomik Koşullar ve Beklentilerde İyileşme
Amerikalıların mevcut ekonomik koşullara ilişkin değerlendirmeleri de iyileşme gösterdi. Mevcut ekonomik koşullar endeksi Temmuz ayında 7,1 puan artışla 54,8'e çıktı. Tüketicilerin geleceğe yönelik ekonomik beklentilerini gösteren tüketici beklentileri endeksi de aynı dönemde 4,7 puan artarak 55,4 seviyesine yükseldi.
Enflasyon Beklentilerinde Dalgalanma
Tüketicilerin kısa vadeli enflasyon beklentisi, Temmuz ayında yüzde 4,6'dan yüzde 4,2'ye geriledi. Ancak bu oran, ABD ile İran arasındaki gerilimin başlamasından önce Şubat ayında görülen yüzde 3,4 seviyesinin ve 2024 yılı boyunca kaydedilen seviyelerin üzerinde kalmaya devam etti.
Uzun vadeli enflasyon beklentisi ise Temmuz ayında yüzde 3,3 seviyesinde sabit kaldı. Bu oran da 2024 yılında görülen yüzde 2,8 ila yüzde 3,2 aralığının hafif üzerinde seyretmeyi sürdürdü.
Tüketicinin Odak Noktası: Yüksek Enflasyon ve Fiyatlar
Tüketici Anketleri Direktörü Joanne Hsu, tüketici güvenindeki son iyileşmelere rağmen endeksin bir yıl önceki seviyesinin yüzde 11 altında kaldığını belirtti. Hsu, bu durumun beş yıldır süren yüksek enflasyon ve kalıcı yüksek fiyatlar nedeniyle tüketicilerin ekonomiye ilişkin genel karamsarlığını yansıttığını ifade etti.
Hsu ayrıca, tüketicilerin satın alma gücü gibi bütçelerini doğrudan etkileyen konulara odaklandığını, siyasi ve askeri gelişmelerin ise bu dönemde daha geri planda kaldığını kaydetti.