ABD, Hürmüz Boğazı'nı açık tutmak için İran kıyılarına yoğun hava saldırıları düzenlerken, uzmanlar bunun tek başına yeterli olmayacağı görüşünde. İran'ın bölgedeki caydırıcılığı, petrol tankerlerine yönelik saldırılarla bir kez daha görüldü.
Temmuz ayının başında İslamabad Mutabakatı'nın çökmesinin ardından ABD, Hürmüz Boğazı'nın açık tutulması için İran kıyılarındaki askeri hedeflere yoğun hava saldırıları düzenlemeye başladı. Washington yönetimi, Umman kıyılarını takip eden deniz rotasını güvence altına alarak Körfez'den petrol sevkiyatının devam etmesini sağlamayı hedefliyor.
Ancak bu çabalara rağmen, Yunan denizcilik şirketi Dynacom'a ait Kavomaleas ve Acheloos adlı iki petrol tankeri, pazar gecesi Umman kıyılarını takip ederek Hürmüz Boğazı'nı geçmeye çalışırken İran füzeleriyle vuruldu ve hasar gördü. Bu saldırı, ABD'nin sağladığı hava korumasına rağmen İran'ın bölgedeki caydırıcılığını koruduğunu açıkça gösterdi.
Uzman Görüşleri ve Çözülemeyen İkilem
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eski İngiliz Donanması Komutanı Tom Sharpe, Financial Times'a yaptığı açıklamada, ABD'nin İran tehdidini tamamen ortadan kaldırmasının mümkün olmadığını belirtti. Sharpe, 'Bu çözülemeyecek bir ikilem. ABD, tehdidi boğazın yeniden güvenle açılabileceği seviyeye indiremez' ifadelerini kullandı.
Trump'tan Sert Tehditler
ABD Başkanı Donald Trump, çarşamba günü yaptığı açıklamada, 'İran, Hürmüz Boğazı’nda bir gemiye ateş açtığı her an İran’daki bir köprüyü ya da elektrik santralini yok ederiz' şeklinde sert bir tehditte bulundu.
Dün Axios haber sitesine yansıyan bilgilere göre ise Trump'ın, İran'a karşı şubat sonunda başlattığı 'Destansı Öfke Operasyonu'ndan daha büyük saldırılara hazır olduğu öne sürüldü.