ABD ve Suudi Arabistan arasında imzalanan milyarlarca dolarlık sivil nükleer iş birliği anlaşması, eski ABD Başkanı Donald Trump'ın Riyad'ın 'İbrahim Anlaşmaları'na katılması şartına bağlanmasıyla yeni bir boyut kazandı. Anlaşma, uranyum zenginleştirme potansiyeli nedeniyle de tartışmalara yol açıyor.
ABD ile Suudi Arabistan arasında milyarlarca dolarlık sivil nükleer iş birliği anlaşması, küresel diplomasi ve enerji politikalarında önemli bir gelişme olarak öne çıktı. '123 Anlaşması' olarak bilinen bu mutabakat, ABD Enerji Bakanlığı tarafından duyuruldu ve ABD'li nükleer şirketlerinin Suudi Arabistan'da reaktörler inşa etmesinin önünü açıyor. Ancak, anlaşmaya eski ABD Başkanı Donald Trump'tan Riyad yönetiminin 'İbrahim Anlaşmaları'na katılması şartı geldi.
Trump'tan 'İbrahim Anlaşmaları' Şartı
Eski Başkan Trump, sanal medya hesabından yaptığı paylaşımda, ABD ile Suudi Arabistan arasında imzalanan sivil nükleer anlaşmanın onaylanmasının, Riyad'ın çok saygın ve başarılı 'İbrahim Anlaşmaları'na katılmasına bağlı olduğunu açıkça belirtti. Trump, ülkesinin sivil (zenginleştirilmemiş) nükleer tesislere karşı olmadığını da ifade etti. İbrahim Anlaşmaları, İsrail ile diplomatik ilişkilerin normalleşmesi ve ticaretin geliştirilmesini şart koşan bir çerçevedir. Bu stratejik şart, Suudi Arabistan'dan henüz resmi bir yanıt almadı.
Uranyum Zenginleştirme Tartışmaları
On milyarlarca dolar değerindeki bu anlaşma, Suudi Arabistan'ın kendi nükleer reaktör yakıtını zenginleştirmesinin de önünü açma potansiyeli taşıyor. Wall Street Journal'da yer alan bilgilere göre, anlaşmanın kritik bir maddesi, ABD ve Suudi tarafının ortaklaşa yürüteceği bir inceleme sonucunda gerekli görülmesi halinde, ABD şirketlerinin Suudi Arabistan'da bir uranyum zenginleştirme tesisi kurmasına izin veriyor. Ancak Trump, daha önce uranyumun Suudi Arabistan içinde zenginleştirilmeyeceğini vurgulamıştı.
Beyaz Saray'ın Kongre'ye sunduğu bir raporda ise uranyum zenginleştirme ve plutonyumun yeniden işlenmesi konularındaki olası iş birliğinin ABD'nin güvenlik çıkarlarını ilerleteceği ve Washington'a Riyad'ın programı üzerinde daha fazla denetim imkanı vereceği savunulmuştu.
Kongre ve İsrail'den Tepkiler
Bu anlaşmaya İsrail ve ABD Kongresi'nden art arda tepkiler gelse de, anlaşmayı durdurmak için yeterli olmadı. Anlaşmanın engellenebilmesi için Kongre'de veteroyu aşacak bir çoğunluk gerekiyor. ABD Enerji Bakanı Wright, anlaşmanın nükleer güvenlik ve silahların yayılmasını önleme konusunda en yüksek standartları içerdiğini belirtmişti. Bu adım, eski Başkan Trump'ın İran'ın nükleer programını yok etme ve nükleer silahların yayılmasını önleme gerekçesiyle Orta Doğu'da askeri operasyonlar yürüttüğü bir dönemde atıldı. Anlaşmanın ayrıca, ABD firmalarının rakip ülkelerin aktif olduğu bölgede stratejik konumlanmasına yardımcı olması bekleniyor.