AK Parti ve DEM Parti heyetleri, Terörsüz Türkiye sürecine yönelik yasal adımların hız kazandığı bir dönemde Meclis'te kritik bir görüşme gerçekleştirdi. Yaklaşık iki saat süren toplantıda, 10-12 maddeden oluşması beklenen çerçeve yasa taslağı masaya yatırıldı.
Terörsüz Türkiye sürecinde yasal adımlara odaklanılırken, AK Parti ve DEM Parti arasında önemli bir görüşme gerçekleştirildi. AK Parti heyetinde Genel Başkan Vekili Efkan Ala ile Meclis Grup Başkanı Abdullah Güler yer alırken, DEM Parti heyetini Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Van Milletvekili Pervin Buldan temsil etti. Görüşme, Meclis'te yaklaşık iki saat sürdü ve ana gündem maddesi çerçeve yasaydı.
Çerçeve Yasa Taslağının Detayları
Görüşmede ele alınan çerçeve yasanın 10-12 maddeden oluşması bekleniyor. Taslakta, suça bulaşan ve bulaşmayan kişiler arasında bir ayrım yapılması öngörülüyor. Ayrıca, terör örgütü mensuplarına yönelik 5 yıllık denetim şartının getirilmesi planlanıyor. Düzenlemenin Meclis çalışmalarına ara vermeden yasallaşması hedeflenirken, yasanın uygulanabilmesi için silahların tamamen bırakılması şartının aranacağı belirtildi.
AK Parti heyeti, TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu raporuna paralel olarak hazırladığı yasa teklifi çalışmasını masaya yatırdı. DEM Parti, teklife ilişkin görüş ve beklentilerini aktarırken, AK Parti de bunlara yönelik bakış açısını paylaştı. İki parti arasındaki bu kritik temasların devam etmesi bekleniyor.
DEM Parti'nin Sonraki Adımları ve İmralı Ziyareti Beklentisi
AK Parti ile yapılan görüşmenin ardından DEM Parti'nin kendi yetkili kurullarında son durumu değerlendireceği ifade edildi. Pervin Buldan, Mithat Sancar ve avukat Faik Özgür Erol'dan oluşan DEM Parti heyetinin kısa süre içinde İmralı'ya gitmesi bekleniyor. AK Parti ise bu teklifi muhalefet partileriyle de paylaşarak en geniş uzlaşıyı sağlamayı hedefliyor.
DEM Parti'den Barış Süreci Vurgusu
DEM Parti, 11-12 Temmuz'da gerçekleştirdiği Parti Meclisi toplantısının sonuç bildirgesini yayımladı. Bildirgede, ülkenin Cumhuriyet tarihinin en kritik siyasal eşiklerinden birinde olduğu belirtilerek, kalıcı barışın yolunun demokratikleşmeden geçtiği vurgulandı. Bildirgede, 11 Temmuz 2025 tarihinde Barış ve Demokratik Toplum Grubu tarafından gerçekleştirilen silah yakma töreninin, demokratik siyasetin esas alındığının güçlü bir göstergesi olduğu ve barışa yönelik umut yarattığı ifade edildi.
Ancak, aradan geçen bir yıl içinde siyasal iktidarın gerekli demokratik ve hukuki adımları atmaması, tarihsel fırsatın değerlendirilmediği eleştirisini beraberinde getirdi. Sürecin hukuki güvenceden yoksun bırakılması ve demokratikleşmeye ilişkin düzenlemelerin sürekli ertelenmesi, toplumdaki güven duygusunu sarstığı belirtildi. Parti Meclisi, barışın kalıcılaşmasının sadece çatışmaların sona ermesiyle değil, demokratik hukuk düzeninin inşasıyla mümkün olduğunu vurguladı.