Barış Vakfı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin yeni yasama yılını 'barış yılı' ilan etmesi ve kalıcı barışın inşası için gerekli adımları atması çağrısında bulundu.
Barış Vakfı, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin (TBMM) yarın gerçekleşecek açılışı öncesinde önemli bir çağrıda bulunarak, yeni yasama yılının "barış yılı" ilan edilmesini talep etti. Vakıf, siyasal ve toplumsal yaşamdan şiddet ve çatışmanın tamamen çıkarılması gerektiğini vurguladı.
Yapılan açıklamada, Meclis'in sürece dair komisyon raporu ve 'çerçeve yasa' çalışmalarını tamamladığı hatırlatıldı. Bu aşamadan sonra asıl meselenin yasanın sahada uygulanması ve sorunların kök nedenlerinin yasal güvencelerle ortadan kaldırılması olduğu belirtildi.
Kapsayıcı Yol Haritası ve İzleme Komisyonu Vurgusu
Barış Vakfı, TBMM'nin yeni yasama faaliyetlerinin merkezine eşit yurttaşlığı, temel hak ve özgürlükleri ile demokratik siyaseti koyması gerektiğini ifade etti. Vakıf, sürecin yol haritasının en geniş toplumsal mutabakatla hazırlanmasını istedi.
Ayrıca, kabul edilen 'çerçeve yasa' gereğince, sivil toplum temsilcileri ve uzman akademisyenlerin de dahil edileceği özel bir İzleme Komisyonu'nun hızla hayata geçirilmesi çağrısı yapıldı. Vakıf, 2027 yılı bütçesinin de sürecin ve toplumsal bütünleşmenin gereksinimlerine uygun şekilde kurgulanmasını talep etti.
Raporun Gündeme Alınması ve Kapsayıcı Dil Çağrısı
Barış Vakfı, Süreç Komisyonu raporunun Genel Kurul gündemine alınmasını ve raporun demokratikleşmeye ilişkin 6'ncı ve 7'nci maddelerinin gereklerini yerine getirecek yasal düzenleme takvimi oluşturulmasını talep etti. Bu adımların kalıcı barış için kritik olduğu belirtildi.
Metnin son bölümünde, çatışmadan beslenen kutuplaştırıcı dilin topluma zarar verdiği vurgulandı. "Çatışma dilinin yerini barış dili; dışlamanın yerini kapsayıcılık; inkârın yerini demokratik tanıma; dayatmanın yerini ise müzakere almalı" ifadeleri kullanılarak, her insanın doğuştan gelen temel haklarının tanınmasının önemi vurgulandı.
Türkiye Tarihi Bir Eşikte: Meclisin Rolü
Türkiye'nin, yeni çözüm sürecinin ikinci yılının arifesinde tarihi bir eşikte olduğu belirtildi. Yıllardır süren Kürt sorunundan kaynaklı çatışma, acı ve toplumsal ayrışmaların ardından, silahların ve şiddetin siyasal ve toplumsal yaşamdan çıkarılması, Kürt sorununun çözülmesi ve barışın inşa edilmesi gibi yeni bir imkanın doğduğu ifade edildi.
Bu imkanın değerlendirilmesinin, doğrudan Meclis'in üstleneceği tarihsel sorumluluğa bağlı olduğu vurgulandı. TBMM bünyesinde kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 5 Ağustos 2025 tarihinde çalışmaya başladığı ve 21 toplantıda 137 kurum ve kuruluşla bir araya geldiği bilgisi de hatırlatıldı.