Meclis'in Çerçeve Yasa'yı kısa sürede onaylamasına karşın, muhalefet partileri tarafından sunulan çok sayıda demokratikleşme odaklı yasa teklifi uzun süredir komisyonlarda bekletiliyor.
Meclis, önemli bir düzenleme olan Çerçeve Yasa'yı sadece beş gün gibi kısa bir sürede yasalaştırarak dikkatleri üzerine çekti. Ancak, bu hızlı yasama sürecine tezat oluşturacak şekilde, Türkiye'nin demokratikleşme yolunda atması beklenen birçok kritik adım, yıllardır Meclis komisyonlarında bekletiliyor. Yargı bağımsızlığından basın özgürlüğüne, toplantı ve gösteri yürüyüşleri hakkından yerel yönetimlerdeki kayyım uygulamalarına kadar geniş bir yelpazeyi kapsayan bu teklifler, siyasi partiler tarafından sunulmasına rağmen gündeme alınmayı bekliyor.
Demokratikleşme Teklifleri Komisyonlarda Bekliyor
Yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ile Anayasa Mahkemesi (AYM) kararlarına tam uyum sağlanması amacıyla sunulan teklifler, uzun süredir raflarda duruyor. YENİ Partili Servet Mullaoğlu'nun 14 Kasım 2025 tarihinden bu yana Adalet Komisyonu'nda bekleyen yasa teklifi, AYM tarafından verilen ihlal kararlarının gereğini yerine getirmeyen hakimler hakkında meslekten çıkarma cezası verilmesini öngörüyor. Aynı tarihte Meclis'e sunduğu bir diğer teklifte ise hak ihlali kararının gereği yerine getirilmediği takdirde devlet aleyhine tazminat davası açılabilmesi ve ödenen tazminatın sorumlu hakime rücu edilebilmesi talep ediliyor.
Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'nda hak ve özgürlükleri genişletecek düzenlemeler de benzer bir akıbetle karşı karşıya. CHP Grup Başkanvekili Sevda Erdan Kılıç'ın Mayıs 2025'ten beri İçişleri Komisyonu'nda bekleyen yasa teklifi, toplantı ve gösteri yürüyüşleri yapma hakkının kullanımına ilişkin sınırlamaların kaldırılmasını hedefliyor. YENİ Partili Süleyman Bülbül'ün benzer içerikli bir teklifi iki yıldır, DEM Partili Meral Danış Beştaş'ın teklifi ise yedi yıldır aynı komisyonda bekletiliyor. Ayrıca, DEM Parti'nin iki yıl önce verdiği bir yasa teklifinde Taksim'in 1 Mayıs kutlamalarına açılması talep ediliyor.
Basın ve yayınla ilgili kanunların gözden geçirilmesi, hukuki sınırlar içindeki eleştiri ve itirazların korunması amacıyla Meclis'te sayısız yasa teklifi bulunuyor. YENİ Partili Sezgin Tanrıkulu'nun sekiz yıldır Adalet Komisyonu'nda bekleyen yasa teklifi, gazetecilerin meslekleriyle ilgili herhangi bir suç nedeniyle tutuklanamamalarını ve her koşulda tutuksuz yargılanmalarını öngörüyor. EMEP'li Sevda Karaca Demir'in Nisan ayında Meclis'e sunduğu teklifte "Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçu"nun kaldırılması istenirken, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in imzasını taşıyan ve dört yıldır görüşülmeyi bekleyen bir diğer yasa teklifinde de "Cumhurbaşkanına hakaret suçu"nun kaldırılması öneriliyor.
Kayyım Uygulamaları ve Yerel Yönetimler
Yerel demokrasinin önemli bir unsuru olan kayyım uygulamalarına son verilmesiyle ilgili de somut teklifler mevcut. On muhalefet partisinin ortak imzasını taşıyan bir öneri, kayyım uygulamalarının kaldırılmasını ve belediye başkanının görevden el çektirilmesi durumunda sadece belediye meclisi tarafından seçim yapılmasını öngörüyor. Bu teklif de Meclis gündemine alınmayı bekleyen önemli dosyalar arasında yer alıyor.
Yasama Öncelikleri ve Beklentiler
Çerçeve Yasa'nın hızla yasalaşması, Meclis'in yasama kapasitesini gösterirken, yukarıda belirtilen ve Türkiye'de demokratikleşme sürecini derinleştirecek nitelikteki yasa tekliflerinin yıllardır komisyonlarda bekletilmesi, yasama öncelikleri konusunda düşündürücü bir tablo ortaya koyuyor. Bu durum, sivil toplum ve muhalefet partileri tarafından dile getirilen reform beklentilerinin ne zaman karşılanacağı sorusunu gündeme getiriyor.