Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülen çerçeve yasa, rekor bir oyla kabul edildi. Oylamada partilerin ve bağımsız vekillerin kullandığı oylar ise dikkat çekti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde (TBMM) siyasi gündemin önemli maddelerinden biri olan çerçeve yasa teklifi, rekor bir oyla kabul edilerek yasalaştı. Genel Kurul'da gerçekleşen oylama, partilerin ve bağımsız milletvekillerinin pozisyonlarını net bir şekilde ortaya koyarken, yasanın geleceğine dair de önemli sinyaller verdi.
Parti Parti Oylama Sonuçları
Çerçeve yasanın Meclis'teki oylamasında partilerin kullandığı oylar şu şekilde dağıldı: Adalet ve Kalkınma Partisi'nden (AKP) 268 milletvekili 'evet' oyu kullanırken, 9 milletvekili oylamaya katılmadı. YENİ Parti'den 35 milletvekili 'evet' oyu verirken, 54 milletvekili 'ret' oyu kullandı ve 2 milletvekili oylamada yer almadı. Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) adına 55 milletvekili kabul oyu verirken, 1 milletvekili oylamaya katılmadı. Milliyetçi Hareket Partisi'nden (MHP) ise 44 milletvekili kanun teklifine 'evet' dedi, 2 milletvekili oylamada bulunmadı.
Ana muhalefet partisi Cumhuriyet Halk Partisi'nde (CHP) 29 milletvekili 'evet' oyu kullanırken, 2 milletvekili 'ret' oyu verdi ve 14 milletvekili oylamaya katılmadı. İYİ Parti'nin tüm milletvekilleri, yani 29 milletvekili, 'ret' oyu kullandı. Yeni Yol Partisi'nden 16 milletvekili kabul oyu verirken, 3 milletvekili çekimser kaldı ve 1 vekil oylamada yer almadı. Bağımsız milletvekillerinden 7'si kabul, 1'i ret oyu verirken, 2'si oylamaya katılmadı. Yeniden Refah Partisi'nin (YRP) tamamı olan 4 vekil çekimser oy kullandı. Demokratik Bölgeler Partisi'nin (DBP) 2 milletvekilinin tamamı kabul oyu verirken, Demokrat Parti'nin 1 milletvekilinin tamamı 'ret' oyu verdi ve Saadet Partisi'nin 1 milletvekilinin tamamı ise 'kabul' oyu kullandı.
DEM Parti'den Süreç ve Gündem Değerlendirmesi
Çerçeve yasanın görüşüldüğü bu süreçte, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından önemli açıklamalarda bulundu. Doğan, komedyen Deniz Göktaş'ın gözaltına alınması ve ters kelepçeyle görüntülerinin servis edilmesine tepki göstererek, bu durumun antidemokratik uygulamaları pekiştirdiğini ve inançsızlığı artırdığını belirtti. 'Deniz elbette özgür olmalı. Tüm Denizler özgür olmalı' diyerek Deniz Göktaş ile dayanışma mesajı verdi.
Doğan ayrıca, iktidarın 'Terörsüz Türkiye' olarak tanımladığı sürece dair medyada yoğun bir 'bilgi kirliliği' olduğunu vurguladı. Sürecin şeffaf yürütülmesi gerektiğini ve dezenformasyonun risklerine dikkat çektiklerini ifade eden Doğan, 'Pamuklara sarmak yerine son zamanlarda medyaya yansıyan, kamuoyunda farklı tartışmalar yaratan, yer yer hayal kırıklığına neden olan bazı iddialar görüyoruz. Asılsız haberler görüyoruz ve bunların aslına ilişkin yetkililerin birebir açıklama yapmaktan kaçındığını görüyoruz' sözleriyle yetkililere şeffaflık çağrısı yaptı.
Yasanın Geleceği ve Zamanlaması
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın çerçeve yasayla ilgili açıklamalarını 'son derece önemli, değerli ve memnuniyet verici' olarak değerlendiren Ayşegül Doğan, yasanın zamanlamasına dair bir mutabakat sağlandığını aktardı. DEM Parti olarak 'Çerçeve yasa, Meclis çalışmalarına ara vermeden temmuz ayında Meclis'in gündemine alınmalı' çağrısı yaptıklarını ve bu konuda görüşmelerde mutabakat sağlandığını paylaştı. Zamanlamaya ilişkin varılan bu konsensüsün memnuniyet verici olduğunu ifade eden Doğan, önemli bir soru işaretinin hala devam ettiğini belirtti: 'Yasa gelecek, gelmesine; ancak ne gelecek? Nasıl gelecek?'
Doğan, bu sorunun kritik önemine değinerek, 'Bugün ortada silahlı mücadelenin sona erdiğini ilan etmiş ve silahlarını kamuoyu önünde yakarak imha etmiş bir örgüt gerçekliği var. Çatışma çözümünden bahsettiğimizde bunu çatışmalı bir halden alıp çatışmasızlığa kalıcı bir biçimde taşımak istiyoruz hep birlikte. İktidarından muhalefetine, toplu...' sözleriyle sürecin niteliğine dair beklentilerini dile getirdi.