Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) iki kurultayına dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi'nin 'mutlak butlan' kararı Yargıtay'a gönderildi. Hukuk çevreleri, kararın zamanlaması ve olası sonuçları hakkında değerlendirmelerde bulunuyor.
Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 4-5 Kasım 2023 tarihinde gerçekleşen 38. Olağan Kurultayı ile 6 Nisan 2025 tarihinde gerçekleşen 21. Olağanüstü Kurultayı'na ilişkin önemli bir gelişme yaşandı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi'nin 21 Mayıs'ta verdiği 'mutlak butlan' kararı, temyiz incelemesi için geçtiğimiz günlerde Yargıtay'a gönderildi.
Bu kararın, partinin genel başkanlık seçimlerini de içeren kurultayları hukuken yok sayması anlamına gelmesi, siyasi ve hukuki çevrelerde geniş yankı uyandırdı. Yargıtay'ın önündeki bu dosya, CHP'nin gelecek dönem siyasetini doğrudan etkileyebilecek potansiyele sahip.
Yargıtay Sürecindeki Kritik Zamanlama
CHP'li kurmaylar, kararın adli tatilin başlangıcına iki gün kala Yargıtay'a gönderilmesine tepki gösterdi. Partililer, Yargıtay'ın bu dosyayı kısa sürede ele almasının olası olmadığını belirtiyor. Eğer pazartesi günü bir karar çıkmazsa, dosyanın 45 gün daha ertelenerek toplamda 100 günü aşan bir süreye yayılacağı ifade ediliyor.
Bu durum, Yargıtay'ın inceleme ve karar verme sürecinin, yargı takvimi nedeniyle uzayabileceği endişesini beraberinde getiriyor.
Hukukçulardan Değerlendirmeler ve Anayasal Boyut
Anayasa hukukçusu Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz, böyle bir maddenin Anayasa'ya aykırı olacağını ve sadece CHP'yi değil, milyonlarca vatandaşı etkileyeceğini vurguladı. Av. Başar Yaltı ise, yasanın geriye işlemezliği ilkesi bakımından, böyle bir maddenin mutlak butlan davasına herhangi bir etkisinin olmayacağını belirtti.
TBMM Adalet Komisyonu CHP Sözcüsü ve Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, temyiz incelemesi sürecine ilişkin dikkat çekici bir değerlendirme yaptı. Bülbül, 12. Yargı Paketi'nin komisyon görüşmelerinde çıkarılan ve ilk derece mahkemesi kararlarının Yargıtay tarafından yalnızca görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle bozulamamasını öngören 27. maddeyi hatırlattı. Bülbül, mutlak butlan davasının seçim yargısı meselesi olduğunu, Yüksek Seçim Kurulu'nun mazbata verdiğini ve bunun adli yargının meselesi olmadığını, Yargıtay'ın usulen yetkili olup olmadığına bakması gerektiğini ifade etti.
Olası Senaryolar ve Gelecek
Süleyman Bülbül, Yargıtay sürecine ilişkin olarak, dosyanın ertelenebileceğini ve adli tatil sonrası hızlıca incelenip bozulması halinde ilk derece mahkemeye döneceğini, bozulmazsa Yargıtay Daireler Kurulu'na gideceğini belirtti. Ayrıca, bu maddenin süreç içinde yeniden Meclis'e getirilebileceği ihtimalini de dile getirdi.
Prof. Dr. Şule Özsoy Boyunsuz ise, böyle bir maddenin yeniden getirilip çıkartılsa bile geriye yürütülemeyeceğini, devam eden bir dosya olan mutlak butlan davasını etkilemeyeceğini, aksi halde özel bir madde konulması gerektiğini ve bunun da Anayasa'ya aykırı olacağını yineledi. Boyunsuz, böylesi bir durumun sadece CHP'yi değil, milyonlarca vatandaşı etkileyeceği uyarısında bulundu.