CHP'li Bursa Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, yargılandığı davada hakim karşısına çıktı. Duruşma öncesi yaşanan gerginliklerin ardından Bozbey, savunmasında geçmiş iş hayatına vurgu yaparak 'benim mesleğim belediye başkanlığı değil' ifadelerini kullandı.
CHP'li Bursa Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tutuklu yargılandığı dava kapsamında hakim karşısına çıktı. Duruşma öncesinde adliye çevresinde gergin anlar yaşandı. Bozbey, 111 gündür tutuklu bulunduğunu hatırlatarak, "Canımdan çok sevdiğim Bursam öksüz bırakıldı. Ben adalete sonuna kadar güveniyorum. Hakkımızda iftiralar atıldı, bunları kabul etmiyorum, yapanları lanetliyorum" dedi.
Mahkeme heyetinin salona yalnızca 1'er sanık yakınının girmesine izin verdiğini belirten görevlilerle, içeri girmek isteyen CHP'liler arasında polis bariyeri önünde tartışma çıktı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Nurhayat Altaca Kayışoğlu, milletvekillerinin dahi içeri alınmamasına tepki göstererek, "Milletvekilinin önüne geçip, adliyeye sokmamak var mı? Kanunsuz emir" ifadelerini kullandı.
Vakıf ve Şirket İlişkileri Mercek Altında
İddianamede yer alan ve aile bireylerinin de yönetimde bulunduğu NİLVAK adlı vakfın kuruluş amacını açıklayan Bozbey, vakfın belediye personeli, çocukları, ihtiyaç sahibi Nilüferliler ve gençlere destek amacıyla kurulduğunu, düzenli olarak denetlendiğini savundu. Vakfın gelirlerini artırmak için bazı işletmelerin kurulduğunu belirtti.
Bozbey, FİDE AŞ'ye ait bir yere okul inşaatı yapma kararı aldıklarını ve bu proje için bankalardan kredi çektiklerini anlattı. Bankanın güvenilir bir inşaat şirketi şartı koşması üzerine, Muhkim D.'nin sahibi olduğu Seres şirketiyle sözleşme imzaladıklarını ve bankadan alınan krediyi Seres AŞ'ye aktardıklarını ifade etti. Akrabası Muhkim D.'den destek istediğini ve böylece FİDE AŞ ile Seres arasında cari hesapların başladığını ekledi. Bozbey, okulun Seres AŞ üzerinden yaptırılmasının kendilerine daha ucuza mal olduğunu ileri sürdü.
Eş Üzerinden Cari Hesaplar ve Mal Varlığı Açıklaması
Ticari blokeler yaşandığında Seres AŞ ile Fide AŞ arasındaki cari hesapların eşi Seden Bozbey üzerinden yapılması yönünde muhasebecilerinin önerisi olduğunu belirten Bozbey, avukatlarına danıştıklarında bunun ispat edilebilir bir durum olduğu yanıtını aldıklarını aktardı. Eşi Seden Bozbey'in vakfın müdürü, kreşin kurucu müdürü ve Fide AŞ'nin şirket temsilcisi olması nedeniyle, Fide AŞ adına gelen paraların eşine geldiğini ve Fide AŞ adına maaşlar, SGK, vergiler ve diğer giderler için harcandığını savundu.
Geçmişine dair bilgiler de veren Bozbey, kurduğu inşaat şirketinin 2009 yılında konkordato ilan ettiğini ve bu süreçte bazı mal varlıklarını kaybettiklerini dile getirdi. Aile bireyleri olarak geleceklerini güvence altına almak amacıyla, bazı mallarını ve gayrimenkullerini yakınları ve güvendikleri dostlarının üzerine aktardıklarını öne sürdü. Bu açıklamalarıyla, davanın temelinde yatan iddialara karşı geçmiş iş hayatı ve mal varlığı yönetimine dair savunmasını ortaya koydu.