Yönetmen Christopher Nolan'ın merakla beklenen yeni filmi 'The Odyssey', Homeros'un kadim destanının ikinci bölümünü modern bir yorumla sinemaseverlerle buluşturuyor. Film, tarihin ilk büyük erkeklik sorusunu beyazperdeye taşıyor.
Yönetmen Christopher Nolan'ın merakla beklenen yeni filmi 'The Odyssey', bugün Türkiye dahil tüm dünyada gösterime giriyor. Homeros'un ölümsüz destanının ikinci bölümünü beyazperdeye taşıyan yapım, sinema otoriteleri ve izleyiciler tarafından şimdiden yılın en çok konuşulacak filmi olarak nitelendiriliyor. Bu epik hikaye, tarihin ilk büyük erkeklik sorusunu modern bir bakış açısıyla yeniden gündeme getiriyor.
Filmin vizyona girmesiyle birlikte, gazeteci Ertuğrul Özkök de Homeros Rotası olarak bilinen güzergahı takip ederek hikayenin köklerine inen bir yolculuk gerçekleştirdi. Çanakkale Köprüsü'nün Anadolu ayağında yer alan Troya bölgesinden Yunanistan'ın kuzeyindeki İthaka Adası'na uzanan bu yolculuk, destanın geçtiği coğrafyayı gözler önüne seriyor. Normal şartlarda iki haftada tamamlanabilecek bu deniz yolculuğunun, Odysseus için on yıl sürmesi, filmin de odak noktalarından birini oluşturuyor.
Troya'dan İthaka'ya: Bir Kahramanın Dönüş Mücadelesi
'The Odyssey', Troya Savaşı'nın en büyük kahramanlarından Odysseus'un, savaştan sonra evi İthaka'ya dönüş macerasını konu alıyor. Bu dönüş yolculuğu, sayısız tehlike ve imtihanla dolu. Odysseus, hafızayı ve eve dönüş arzusunu unutturan Lotus Yiyenler kavmiyle karşılaşır, tek gözlü devi zekasıyla alt eder ve filosu devlerin saldırısıyla büyük ölçüde yok olur. Adamlarının domuza çevrilmesi ve Ölüler Diyarı Hades'te Kahin Teiresias'tan geleceği öğrenmesi de bu zorlu sürecin parçalarıdır.
Filmin dikkat çeken detaylarından biri de, Troyalı Güzel Helen'in siyahi bir kadın olarak tasvir edilmesi. Tarih boyunca sarışın bir Helen figürüne alışkın olan izleyiciler için bu tercih, yapımın modern yorumunu ve cesur bakış açısını yansıtıyor.
Ölümsüzlük Mü, Yuva Mı? Tarihin İlk Erkeklik Sorusu
Destanın en dramatik bölümlerinden biri, Odysseus'un gemisi fırtınada battıktan sonra sürüklendiği hayali Ogygia Adası'nda yaşanır. Bazı kaynaklara göre Malta yakınlarındaki Gozo Adası, bazılarına göre ise Fas yakınlarında bir yer olarak düşünülen bu adada, güzel ve ölümsüz su perisi Kalypso, Odysseus'u kurtarır ve ona aşık olur. Kalypso, Odysseus'a adada kalması karşılığında ölümsüzlük, ebedi gençlik ve refah vaat eder.
Ancak Odysseus'un aklı, yirmi yıl önce savaşa gitmek için bıraktığı eşi Penelope, oğlu Telemakhos ve vatanı İthaka'dadır. Destana göre yaklaşık yedi yıl Kalypso'nun adasında kalan Odysseus, bu sürenin büyük bölümünde eve dönemediği için üzgündür; sık sık deniz kıyısında oturup İthaka'yı özleyerek ağlar. Bu durum, tarihin ilk büyük erkeklik sorusunu ortaya koyar: Ölümsüzlük ve gençlik mi, yoksa yaşlanmış eşine ve vatanına dönmek mi? Sonunda tanrıça Athena'nın yardımıyla Odysseus, evine dönüş yolculuğuna devam eder.