Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde görüşülen çocuk adaletine ilişkin kanun teklifi, milletvekillerinin eleştirilerine hedef oldu. Vekiller, çocuk suçluluğu ve mağduriyetinde çözümün cezai yaklaşımlar yerine sosyal politikalar ve kapsamlı bir sistem değişikliği olduğunu vurguladı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde çocuk adaletine yönelik sunulan kanun teklifi, milletvekilleri arasında hararetli tartışmalara neden oldu. Yeni Yol Grubu İstanbul Milletvekili Elif Esen, teklifin mevcut haliyle sorunları çözmekten uzak olduğunu belirterek, çocuk adaletinde çözümün ceza değil, sosyal politika ekseninde kapsamlı bir sistem değişikliğiyle mümkün olabileceğini vurguladı.
Esen, çocukların hem fail hem de mağdur olduğu olayların toplumda derin yaralar açtığını ifade etti. Ülke genelinde yaşanan ve kamuoyunun vicdanını yaralayan Mattia Ahmet, Fatih, Hakkı Eren, Mahmut, Atlas, Kayra, Yusuf Tarık, Belinay Nur, Kerem Erdem, Zeynep, Şuranur Sevgi, Adnan, Furkan ve Almina gibi çocukların isimlerini anarak, bu acıların unutulmayacağını dile getirdi.
Cezai Yaklaşım ve Çocuk Hassasiyeti
Ailelerin adalet taleplerinin haklılığını kabul eden Esen, cinayet ve ağır yaralama gibi suçların cezasız kalmaması gerektiğini belirtti. Ancak, ceza verilecek kişinin bir çocuk olduğu gerçeğinin göz ardı edilmemesi gerektiğini ve bu noktada vicdanların hassas bir terazi gibi işlemesi gerektiğini vurguladı.
Yasama Sürecine Yönelik Eleştiriler
İYİ Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun ise kanun teklifinin yasama sürecindeki aksaklıklara dikkat çekti. Olgun, teklifin Meclis'e 14 Temmuz 2026 tarihinde sunulduğunu ve Adalet Komisyonu görüşmelerinin yalnızca kırk sekiz saat sonra başladığını belirtti. Milletvekillerinin, yedi ayrı kanunda değişiklik öngören bu kapsamlı metni yeterince inceleyebilmesi için bu sürenin yetersiz olduğunu ifade etti.
Olgun, teklifin esas komisyon olarak Adalet Komisyonu'na, tali komisyon olarak ise Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu'na havale edildiğini hatırlattı. Ancak, aile yapısı, çocuk gelişimi ve psikososyal destek mekanizmaları gibi önemli hükümleri içeren teklifin, tali komisyonda hiç görüşülmeden doğrudan Genel Kurul'a geldiğini eleştirdi. Bu durumun, İç Tüzük'ün tali komisyonlara tanıdığı görüş bildirme yetkisini işlevsiz kıldığını sözlerine ekledi.
Kapsamlı Bir Yaklaşım Çağrısı
Milletvekillerinin dile getirdiği bu eleştiriler, çocuk adalet sisteminin sadece cezai boyutlarla değil, sosyal politikalar, rehabilitasyon ve önleyici tedbirlerle bütüncül bir yaklaşıma ihtiyaç duyduğunu ortaya koydu. Çocukların geleceğini doğrudan etkileyecek düzenlemelerin daha titiz bir yasama süreciyle ele alınması gerektiği çağrısı yapıldı.