DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Aydın'da düzenlenen kongrede yaptığı konuşmada, 'çerçeve yasa'yı tarihi bir adım olarak nitelendirdi. Bakırhan, yasanın silahı ve şiddeti devreden çıkararak hukuki ve siyasi zeminde çözüm kapısı açtığını belirtti.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Aydın İl Başkanlığı'nın Ovaeymir Mahallesi Düğün Salonu'nda gerçekleştirilen 3'üncü Olağan İl Kongresi'nde önemli açıklamalarda bulundu. Kongreye İzmir Milletvekili İbrahim Akın'ın da katılımıyla gerçekleşen bu etkinlikte Bakırhan, 'çerçeve yasa'nın tarihi bir önem taşıdığını vurguladı ve 'Bunlar, tarihi günlerdir' ifadesini kullandı.
Bakırhan, söz konusu yasanın silahı ve şiddeti devreden çıkaran, hukuki ve siyasi zeminde meselelerin konuşulup tartışılabileceği bir eşiği açtığını dile getirdi. Türkiye'nin 42 yıl süren silahlı çatışma döneminin ardından tarihi bir eşikten geçtiğini belirten Eş Genel Başkan, ülkenin ekonomik, siyasi ve sosyal açıdan büyük kayıplar yaşadığını hatırlattı.
Hukuki ve Siyasi Zeminde Yeni Bir Süreç
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, 42 yılın ardından artık 'Silahın ve şiddetin olmadığı, Kürt'ün demokratik hak ve özgürlüklerinin hukuki ve siyasi zeminde konuşulduğu bir sürecin kapısını birlikte aralıyoruz' mesajını verdi. Bu çerçeve yasanın bir son değil, aksine ilk adım olduğunu vurgulayan Bakırhan, yasanın temel amacının şiddet zeminini ortadan kaldırarak meseleleri hukuki ve siyasi platforma taşımak olduğunu ifade etti.
Bakırhan, yasanın tek başına Kürt meselesinin demokratik çözümü ya da Alevilerin eşit yurttaşlık hakkının yasal statüye kavuşması anlamına gelmediğini açıkça belirtti. Ona göre yasa, yalnızca şiddet ortamını ortadan kaldıran ve tartışmaları hukuki, siyasi bir zemine oturtan bir düzenlemedir.
Mücadele ve Eşit Yaşam Hedefi
Kongredeki konuşmasında Bakırhan, bu yasayla birlikte daha güçlü örgütleneceklerini ve daha güçlü mücadele edeceklerini dile getirdi. Gelecekteki hedeflerini açıklarken, Kürt halkının dilinin özgür olduğu, Türkiye'de yaşayan tüm halkların dillerinin özgürce kullanılabildiği bir ortamın önemine dikkat çekti.
Ayrıca, başta Aleviler olmak üzere tüm inançların özgür ve eşit bir şekilde kendilerini ifade edebildikleri, kanın ve çatışmanın olmadığı, topraklara acının düşmediği bir Türkiye vizyonunu paylaştı. Gençlerin yaşamını yitirmediği, çiftçinin, esnafın ve geçinemeyen vatandaşların insanca yaşayabildikleri, ürünlerinin ve alın terlerinin karşılığını alabildikleri bir sürece yeni girildiğini belirterek, verdikleri mücadelenin bedellerine rağmen bu hedeflere ulaşacaklarına inancını dile getirdi.