DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, uzun süre firari olan Hizbullah yöneticileri Edip Gümüş ve Cemal Tutar hakkında verilen "iyi hal" indirimi kararını Meclis gündemine taşıdı. Cupolo, Adalet ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı'na konuyla ilgili sorular yöneltti.
DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Ceylan Akça Cupolo, Hizbullah terör örgütünün üst düzey yöneticileri Edip Gümüş ve Cemal Tutar hakkında Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararı Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Cupolo, uzun yıllar firari durumda olan bu isimlere uygulanan "iyi hal" indirimini sorguladı.
Milletvekili Akça Cupolo, Adalet Bakanı Akın Gürlek ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a yanıtlamaları talebiyle bir soru önergesi sundu. Önergede, 2024 yılında Yargıtay tarafından cezaları onanan Edip Gümüş ve Cemal Tutar hakkında, bir ağır ceza mahkemesi tarafından infazın durdurulması ve yakalama kararlarının kaldırılması yönünde karar verildiği belirtildi.
Firari Yöneticilere SEGBİS ve İyi Hal İndirimi
Ceylan Akça Cupolo'nun önergesinde vurgulanan önemli bir nokta, 2011 yılından bu yana firari olan bu kişilerin duruşmaya Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılmış olmalarıdır. Yargılama neticesinde Türk Ceza Kanunu'nun takdiri indirim nedenlerini düzenleyen 62. maddesi yani "iyi hal indirimi" uygulanarak cezalarında indirime gidildiği iddia edildi.
Akça Cupolo, uzun süre kaçak durumda olan sanıklar hakkında yürütülen bu usul işlemleri ve takdiri indirim uygulamasının, yargı sisteminin işleyişi ve kanunların eşit uygulanabilirliği açısından ciddi soru işaretleri barındırdığını ifade etti.
Kırmızı Kategori'den Çıkarılma Sorgusu
DEM Partili vekil, Hizbullah ana davasında yargılanan ve haklarında verilen hapis cezaları kesinleşen Edip Gümüş ve Cemal Tutar'ın İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan Terörden Arananlar Listesi'nden (Kırmızı Kategori) çıkarıldığının anlaşıldığını da dile getirdi. Bu durumun da ayrıca açıklanması gerektiğini belirtti.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'a yöneltilen sorular arasında, bu kişilerin neden listeden çıkarıldığı ve haklarında verilen kararların gerekçeleri gibi konular yer aldı. Bu gelişmeler yargı kararlarının kamuoyunda şeffaflık ve adalet beklentisiyle nasıl örtüştüğü konusunda tartışmalara yol açtı.