Deutsche Bank, 31 Temmuz tarihli Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (CEEMEA) Makroekonomi ve Strateji Haftalık Raporu'nda Türkiye'nin sabit getirili varlıklarını, destekleyici para politikası ve güçlü getiri potansiyeliyle en cazip piyasa olarak konumlandırdı. Banka, özellikle orta vadeli tahvillerde yatırım fırsatları gördüğünü belirtti.
Deutsche Bank'ın Christian Wietoska ve Yiğit Onay'ın da aralarında bulunduğu stratejistler tarafından hazırlanan 31 Temmuz tarihli Orta ve Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (CEEMEA) Makroekonomi ve Strateji Haftalık Raporu'nda önemli bir değerlendirme yer aldı. Raporda, Türkiye'nin sabit getirili varlıklarının, destekleyici para politikası görünümü ve istikrarlı şekilde güçlü uzun dönem getiri özellikleri sayesinde artık değerlendirme tablosunda en cazip piyasa konumuna ulaştığı ifade edildi.
Cazibeyi Destekleyen Faktörler ve Politika Beklentisi
Raporda, Türk Lirası tahvillerinin cazibesini destekleyen unsurlar arasında olumlu teknik görünüm (düşük yatırımcı pozisyonlanması ve yaz aylarında elverişli net tahvil arzı dinamikleri), cazip değerleme seviyesi ve risk ayarlı güçlü getiri beklentileri sıralandı. Ayrıca, zayıf iç büyüme dinamikleri ve hızla gerileyen enflasyon baskıları nedeniyle önümüzdeki dönemde para politikasında gevşeme beklentisinin, yerel tahvillere ilişkin olumlu unsurlarla birleştiğinde Türkiye'yi en cazip yatırım tercihi haline getirdiği belirtildi. Bu durum, düşen petrol fiyatları ve ABD Merkez Bankası (Fed) faiz döngüsüne daha az duyarlı ülkeler arasında Türkiye'yi öne çıkarıyor.
Zayıf Yönler ve Vade Tercihi
Deutsche Bank stratejistleri, Türk tahvilleri için öne çıkan zayıf yönlerin ise kredi notuna ilişkin görünüm, mali dinamiklerdeki bir miktar bozulma ve düşüş eğiliminde olmasına rağmen temel enflasyonun hala yüksek seyretmesi olduğunu ifade etti. Banka, Türkiye'de uzun vadeli tahviller yerine orta vadeli tahvilleri tercih ettiğini belirtti. Bunun nedeni olarak, yaklaşan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) faiz indirim döngüsünden orta vadeli tahvillerin uzun vadeli tahvillere kıyasla daha fazla fayda sağlamasının beklenmesi gösterildi.
Küresel Yatırımcıların Türkiye İlgisi Artıyor
Vanguard Gelişmekte Olan Piyasalar Aktif Sabit Gelir Küresel Eş Başkanı Nick Eisinger, Türk varlıklarını uzun vade için takip etmeyi sürdürdüklerini açıkladı. Eisinger, uzun vadeli yerel para cinsinden pozisyonları izlediklerini belirterek, enflasyonun zirveye ulaştığını ve düşmeye başlamasıyla özellikle 5 yıllık vade için tüm TL cinsi tahvil eğrisinin etkileneceğini ifade etti. Vanguard, ocak ayında, TL cinsinden devlet tahvilleriyle yeniden ilgilenmeye karar verdiklerini duyurmuştu.
Daha önce yayımlanan Deutsche Bank ekonomistlerinin "Türkiye sabit getirisi: şimdi ya da asla" başlıklı araştırma notunda da Türkiye'nin marttaki faiz artışından bu yana Türk Lirasının "açık ara farkla en iyi performans gösteren küresel para birimi" olduğu ifade edilmişti. Notta, kısa vadeli tahvillerin güçlü bir ralli yaptığı belirtilerek, bunun sadece bir başlangıç olduğuna ve yerel tahvillerin halen son derece cazip giriş seviyeleri sunduğuna inanıldığı vurgulanmıştı. Geçen hafta İsviçreli varlık yönetim şirketi Pictet Asset Management da Türk tahvillerine ve liraya yönelik yatırımcı desteğinin artmasıyla uzun vadeli lira tahvilleri almaya başladığını açıklamıştı.