Diyanet İşleri Başkanlığı, 17 Temmuz 2026 tarihli cuma hutbesini "Geleceğimizin Teminatı Gençlerimiz ve Aile" başlığıyla erişime açtı. Hutbede, gençliğin ve ailenin önemi ile Kur'an-ı Kerim'in yol göstericiliği vurgulandı.
Diyanet İşleri Başkanlığı, 17 Temmuz 2026 tarihli cuma hutbesi metnini "Geleceğimizin Teminatı Gençlerimiz ve Aile" başlığıyla erişime açtı. Türkiye genelindeki camilerde okunmak üzere hazırlanan hutbe, dinhizmetleri.diyanet.gov.tr internet adresi üzerinden paylaşıldı. Söz konusu hutbede, gençliğin ve ailenin toplumdaki yeri ile Kur'an-ı Kerim'in rehberliği üzerine önemli mesajlar verildi.
Gençlik ve Aile Vurgusu
Paylaşılan hutbe metninde, Peygamberimiz (s.a.s)'in gençliğe verdiği önemden bahsedilerek, gençlerin geleceğin teminatı olduğu vurgulandı. Aile kurumunun da bu bağlamda gençlerin yetiştirilmesindeki rolüne dikkat çekildi. Hutbe, toplumun temel yapı taşı olan gençlerin doğru değerlerle yetişmesinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı.
Kur'an-ı Kerim'in Rehberliği ve Mucizesi
Hutbede, Yüce Rabbimizin kıyamete kadar gelecek bütün insanlara bahşettiği nimetlerden biri olan Kur'an-ı Kerim'in ilahi kelam olduğu belirtildi. Kur'an'ın sözlerin en güzeli, hidayet kaynağı ve şifa membaı olduğu ifade edilirken, insanlığı hak ve hakikate, iyilik ve adalete, huzur ve muhabbete sevk eden Rahmani bir muştu olduğu vurgulandı. Ayet-i kerimede buyrulduğu üzere, "Bu Kur'an, en doğru olana iletir; dünya ve ahiret için yararlı işler yapan müminlere, büyük bir mükâfat olduğunu müjdeler" ifadelerine yer verildi.
Ayrıca, Kur'an-ı Kerim'in rahmet peygamberi Allah Resûlü (s.a.s)'in en büyük mucizesi olduğu ve tek bir harfinin dahi değişmediği, asla değiştirilemeyeceği belirtildi. Yüce Rabbimizin, "Şüphesiz Kur'an'ı biz indirdik. Onun koruyucusu da elbette biziz" buyurarak bu gerçeği beyan ettiği hatırlatıldı. Hutbe metninde, Kur'an'ın insan ürünü olmadığı, Allah Teâlâ'nın kelamı olduğu ve bir benzerinin getirilemeyeceği yüce bir kitap olduğu ifade edildi.
Toplumsal Huzur ve Değerlere Bağlılık
Hutbede, Kur'an-ı Kerim'in rehberliğine sarılan kişilerin yolunu kaybetmeyeceği, ilkeleriyle hayat süren ailelerin huzur bulacağı, ahlakını kuşanan toplumların güven içinde yaşayacağı ve adaletini benimseyen milletlerin güçlü olacağı aktarıldı. Hayatında Kur'an-ı Kerim'e yer vermeyen, emirlerine ve yasaklarına riayet etmeyen, ayetlerini alaya alanların ise ancak kendilerini küçük duruma düşüreceği belirtildi. Yüce Rabbimizin bu husustaki uyarısı olarak, "İşte bu kitap, Allah'ın, dilediğini kendisiyle doğru yola ilettiği hidayet rehberidir. Allah kimi de saptırırsa artık ona doğru yolu gösterecek yoktur" ayetine işaret edildi.
Devletimizi, vatanımızı, milletimizi, birlik ve beraberliğimizi muhafaza etmenin yolunun değerlerimize sahip çıkmaktan geçtiği vurgulandı. Bu değerlerin içerisinde Kur'an-ı Kerim ve sünnet-i seniyyenin önemli bir yer tuttuğu ifade edildi.