Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından yakın takibe alınan fonlar üzerinden borsa manipülasyonunun karmaşık mekanizması mercek altına alındı. Düşük fiili dolaşıma sahip hisselerle fiyatların nasıl yükseltildiği ve yatırımcıların nasıl etkilendiği detaylandırılıyor.
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), son dönemde bazı fonların fiili dolaşımı düşük hisselerde şirketlerin ekonomik gerçekliği ve büyüklüğüyle açıklanamayacak fiyat hareketlerine yol açtığını tespit etti. Bu durum, borsa piyasalarında fonlar üzerinden gerçekleştirilen manipülasyon iddialarını gündeme getirdi ve yatırımcıların mağduriyetine yol açtı.
Krizin merkezinde, fiili dolaşımı düşük hisselerde fon alımlarıyla yükselen fiyatların yeni yatırımcıları çekmesi ve para girişinin devam etmesiyle kendi kendini besleyen bir döngü yer alıyor. SPK, bu tür manipülasyon imkanını sınırlamak amacıyla önemli düzenlemeler devreye soktu.
Manipülasyonun Temel Mekanizması: Fiili Dolaşım
Manipülasyon mekanizmasının temelinde, borsadaki fiili dolaşımı düşük hisseler bulunuyor. Bir şirketin hisselerinin tamamı borsada işlem görmez; hakim ortaklar veya büyük hissedarların elindeki paylar çıkarıldığında piyasada gerçekten alınıp satılabilen bölüm, fiili dolaşımdaki hisseleri oluşturur.
Fiili dolaşım düşük olduğunda piyasadaki hisse miktarı da sınırlı kalır. Kadir Has Üniversitesi'nden Prof. Dr. Özgür Orhangazi'ye göre, bazı yatırım fonları, yatırımcılardan topladıkları parayla düşük hacimli ve az işlem gören bu tür hisselerde büyük pozisyonlar oluşturdu. Bu durum, büyük ölçekli alımların fiyat üzerinde güçlü bir etki yaratmasına neden oldu.
Kendi Kendini Besleyen Döngü ve Sonuçları
Fonların yaptığı alımlar hisse fiyatlarını yükselttikçe, portföyde bulunan aynı hisselerin piyasa değeri ve dolayısıyla fonların kağıt üzerindeki getirisi de arttı. Yüksek getirileri gören yeni yatırımcıların fonlara yönelmesiyle sisteme daha fazla para girdi. Bu para yeni hisse alımlarında kullanıldı, alımlar fiyatları daha da yükseltti, yükselen fiyatlar fonların getirilerini artırdı ve daha fazla yatırımcıyı çekti.
Prof. Dr. Orhangazi bu süreci şu sözlerle anlatıyor: 'Yeni para girişleri hisse alımlarına, bu alımlar hisse senetlerinin fiyatlarının yükselmesine, o da fonların getirilerinin yükselmesine, yeni yatırımcılar gelmesine, yeni para girişine yol açıyor.' Orhangazi bu mekanizmayı 'Ponzi benzeri' olarak tanımlasa da, klasik saadet zincirinden ayrıldığını belirtiyor; zira Ponzi sistemlerinde yeni yatırımcılardan gelen para doğrudan önceki yatırımcıların kazançlarını ödemek için kullanılıyor.
Sermaye Piyasası Kurulu'ndan Düzenlemeler ve Tasfiyeler
Sermaye Piyasası Kurulu, fonlar üzerinden manipülasyon imkanını sınırlamak amacıyla 28 Ağustos tarihinde yeni düzenlemeleri devreye soktu. Bu düzenlemelerin ardından bazı fonlarda likidite sıkıntıları baş gösterdi ve yatırımcıların para çekme talepleri zamanında karşılanamadı.
Yaşanan gelişmeler üzerine SPK, 17 Eylül tarihinde yedi portföy yönetim şirketine ait 131 fonun tasfiye edilmesine karar verdi. Aynı dönemde, bazı hisse işlemleri nedeniyle 38 kişi hakkında piyasa dolandırıcılığı suçlamasıyla suç duyurusunda bulunuldu. Bu adımlar, piyasadaki güveni yeniden tesis etmeyi ve benzer manipülasyonların önüne geçmeyi hedefliyor.