Küresel piyasalarda ons altının 4.530 dolara ulaşmasıyla iç piyasada gram altın, 21 Ağustos 2026 tarihinde 7.000 TL sınırını aşarak 7.019 TL seviyesine yükseldi. Bu yükselişle gram altın, yaklaşık dört ay aradan sonra yeniden kritik eşiğin üzerine çıktı.
Küresel piyasalarda ons altının 4.530 dolar seviyesine çıkması, iç piyasada altın fiyatlarını da yukarı taşıdı. Haftanın kapanış gününde yukarı yönlü hareket eden gram altın, 21 Ağustos 2026 tarihinde uzun bir sürenin ardından 7.000 lira barajını aşarak dikkatleri üzerine çekti.
Piyasalarda haftanın son işlem gününde altın fiyatlarında ivme kazanan bir yükseliş yaşandı. Küresel piyasalarda ons altının 4.530 dolar seviyesine tırmanmasıyla birlikte, iç piyasada gram altın yeniden 7.000 TL kritik psikolojik eşiğini geçerek 7.019 TL seviyesine kadar yükseldi. Bu tırmanışla gram altın, yaklaşık 4 aylık aranın ardından yeniden 7.000 TL seviyesinin üzerine çıktı.
Ons Altında Güçlü Yükseliş ve Teknik Sinyaller
Küresel piyasalarda haftanın son işlem gününe girilirken altının ons fiyatı, önceki günü yatay bir seyirle 4.518 dolardan tamamladı. Ons altın, 200 günlük hareketli ortalamanın bulunduğu 4.511 dolar seviyesinin üzerinde ikinci günlük kapanışını gerçekleştirdi. Yükseliş sinyali olarak değerlendirilen bu teknik gelişmenin ardından ons altın, 21 Ağustos 2026 saat 06.30 itibarıyla 4.530 dolardan işlem gördü. Ons altında haftalık yükseliş yüzde 3,5’e ulaşırken, fiyat dört ayın ardından üç haftalık yükseliş serisi yakaladı.
Ons altındaki yükseliş, yurt içinde gram altın fiyatlarına da yansıdı. 21 Ağustos 2026 günü 7.000 TL seviyesinden başlayan gram altın, ilk işlemlerde 7.019 TL’ye kadar yükseldi. Böylece gram altın dört ay aradan sonra ilk kez 7.000 TL seviyesini aşmış oldu. Gram altındaki yükseliş ağustos ayında yüzde 13’ü geçti.
ABD Tahvil Geri Alımları Altını Destekledi
Altın fiyatlarını bu hafta destekleyen önemli gelişmelerden biri, ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırma kararı oldu. Saxo Bank Emtia Stratejisti Ole Hansen, ABD Hazinesinin 9 Eylül’den itibaren 10-20 ve 20-30 yıl vadeli tahvillerde likidite desteği amacıyla gerçekleştirdiği geri alımların azami büyüklüğünü işlem başına 2 milyar dolardan 4 milyar dolara çıkaracağını belirtti.
Hansen, ABD Hazinesinin bu adımı uzun vadeli menkul kıymetlerdeki likidite koşullarını iyileştirme çabası olarak değerlendirdiğini ifade etti. Söz konusu hamlenin doğrudan bir parasal gevşeme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini aktaran Hansen, ABD Hazinesinin operasyonları finanse etmek için borçlanmaya devam edeceğini ve geri alımların özel sektörün genel borçlanma ihtiyacını önemli ölçüde azaltmasının da beklenmediğini söyledi.
30 yıllık ABD Hazine tahvilinin getirisi, duyuru öncesinde 2007’den bu yana en yüksek seviye olan yüzde 5,34’e yükselmişti. Duyurunun ardından getiri yaklaşık 10 baz puan geriledi. Hansen, burada asıl önemli unsurun piyasalara verilen mesaj olduğunu belirterek, gelişmenin politika yapıcıların uzun vadeli borçlanma maliyetlerindeki düzensiz yükselişin ekonomik ve finansal sonuçlarından endişe etmeye başladığı şeklinde yorumlanabileceğini ifade etti. ABD Hazinesinin uzun vadeli tahvil getirilerini kontrol altında tutma çabalarının başarılı olması halinde reel faiz oranlarında düşüş yaşanabileceğine dikkat çekildi.