Güney Kore Merkez Bankası, Para Politikası Kurulu'nun oy birliğiyle aldığı kararla Ocak 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırarak sıkılaşma sürecini başlattı. Bu karar, rekor kıran ihracat ve yüksek enflasyon gibi karmaşık ekonomik faktörlerin birleşiminden doğdu.
Güney Kore Merkez Bankası, Ocak 2023'ten bu yana ilk kez faiz artırımına giderek piyasaları şaşırttı. Yedi üyeden oluşan Para Politikası Kurulu, bu önemli kararı oy birliğiyle aldı. Kararın temelinde yükselen enerji fiyatları, zayıflayan won, artan konut fiyatları ve hanehalkı borçları gibi çok sayıda ekonomik baskı unsuru yer alıyor.
Yükselen Enflasyon ve Won Baskısı Faiz Artırımını Tetikledi
Ülkede tüketici enflasyonu haziran ayında yüzde 3,2'ye ulaşarak son iki buçuk yılın en yüksek seviyesine çıktı. Bu oran, merkez bankasının yüzde 2'lik hedefinin belirgin bir şekilde üzerinde seyrediyor. Gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyon ise yüzde 2,5 olarak gerçekleşti.
Petrol ürünlerindeki keskin fiyat artışları ile tarım ve hayvancılık ürünlerindeki yükseliş, tüketici fiyatlarını yukarı çekti. Merkez bankası, küresel petrol fiyatları gerilese bile geçmiş dönemdeki enerji artışlarının ekonomiye gecikmeli yansıyacağını belirtti. Zayıf wonun ithal hammadde maliyetlerini artırması da enflasyon baskısının kısa sürede ortadan kalkmasını zorlaştırıyor. Banka, tüketici enflasyonunun uzun bir süre hedefin üzerinde kalmasını bekliyor.
Beklenenden Güçlü Ekonomik Performans ve İhracat Rekoru
Faiz artırımını mümkün kılan en önemli unsurlardan biri, Güney Kore ekonomisinin beklenenden daha güçlü bir performans sergilemesi oldu. Yapay zeka yatırımlarının etkisiyle güçlenen yarı iletken sektörü, ihracat ve yatırımları hızlandırdı. Güney Kore'nin ihracatı haziran ayında ilk kez 100 milyar dolar sınırını aşarken, bilgi teknolojileri ürünlerindeki yıllık artış çift haneli oranlara ulaştı.
Merkez bankası, 2026 yılı büyüme tahmininin mayıs ayında açıklanan yüzde 2,6'lık oranı belirgin bir şekilde aşacağını bildirdi. Güney Kore hükümeti de büyüme tahminini yüzde 3'e yükseltti. Bu oran gerçekleşirse, ülke ekonomisi 2021'den bu yana en güçlü yıllık büyümesini kaydetmiş olacak. Ekonomideki bu hızlanma, merkez bankasına faiz artırımı için alan açsa da, aynı zamanda ücretler, tüketim ve iç talep üzerinden yeni enflasyon baskıları yaratabilecek bir risk olarak görülüyor.
Konut Fiyatları ve Artan Hanehalkı Borçları Endişesi
Seul ve çevresindeki konut fiyatlarının yeniden hızlanması da faiz kararında etkili oldu. Merkez bankasına göre finans sektöründeki hanehalkı kredileri aylık 8 ila 9 trilyon won arasında artmaya devam ediyor. Konut kredilerinin yanı sıra diğer bireysel kredilerde de belirgin bir yükseliş gözlendi.
Yapay zeka ve teknoloji hisselerindeki hızlı yükselişin bireysel yatırımcıların borçlanmasını artırması, finansal istikrar kaygılarını büyüttü.