Hürmüz Boğazı'nda tırmanan askeri gerilim, bölgeden geçen gemiler için savaş riski sigorta primlerini yeniden katladı. Geçtiğimiz hafta üç ticari gemiye yapılan saldırıların ardından primler yüzde 5 seviyesine ulaştı.
Hürmüz Boğazı'nda tırmanan askeri gerilim, bölgeden geçen gemiler için savaş riski sigorta oranlarını yeniden artırdı. Londra sigorta piyasasının önde gelen kuruluşlarından Lloyd's Market Association'ın denizcilik ve havacılık bölümü başkanı Neil Roberts, riskin değişmesiyle oranların da değiştiğini belirtti.
Gerilimin Seyri ve Primlerdeki Dalgalanma
Roberts'ın Çin medyasına yaptığı açıklamaya göre, haziran ayında ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptı sonrası bir yumuşama yaşanmış ve savaş riski primleri yaklaşık yüzde 2'ye kadar gerilemişti. Ancak geçtiğimiz hafta üç gemiye yapılan saldırılarla birlikte bölgede yeniden bir gerginlik oluştu.
Piyasa tahminleri, gemi sahiplerinin Hürmüz Boğazı'ndan geçen seferler için artık gemi değerinin yaklaşık yüzde 5'i oranında hasar riski primiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Bu seviye, piyasada yeni bir norm olarak kabul ediliyor. Çatışmanın ilk dönemlerinde bu primler kısa süreliğine yüzde 10'a kadar yükselmişti.
Güvenlik Endişeleri ve Uluslararası Tavsiye
Mutabakat zaptının açıklanmasının ardından gemi sahipleri ve acentelerden gelen soruların artması, güvenlik koşullarının iyileşeceği yönündeki beklentiyi yansıtmıştı. Ancak farklı piyasa kaynakları, son saldırıların bu olumlu eğilimi tersine çevirerek sigorta maliyetlerini yeniden yükselttiğini bildirdi.
Son prim artışı, Hürmüz Boğazı'nda ticari gemilere yönelik saldırıların ardından ABD ve İran arasında yeniden başlayan askeri çatışmaların ortasında gerçekleşti. Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) çarşamba günü, mürettebatın güvenliği sağlanana kadar gemilerin bu stratejik su yolundan geçmekten kaçınmasını tavsiye etti.
Gelecek Beklentileri
Neil Roberts, önümüzdeki dönemde prim seviyelerinin oldukça belirsiz kalacağını ve süregelen dalgalanma göz önüne alındığında durumun 'değişken' olarak nitelendirilmesi gerektiğini ifade etti.