Türkiye otomotiv sanayisi için tarihi bir adım atıldı. Hyundai IONIQ 3'ün İzmit'teki fabrikasında seri üretimine başlanırken, bu gelişme Türkiye'de bir ilki temsil ediyor ve elektrikli araç ihracatında yeni bir dönemi başlatıyor.
Kocaeli'nin İzmit ilçesinde, Hyundai IONIQ 3 modelinin seri üretimi resmen başladı. Bu gelişme, Türkiye'de bir yabancı otomotiv üreticisi tarafından tam elektrikli binek otomobil üretilen ilk örnek olma özelliğini taşıyor. Seri üretim başlangıç töreni, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla Hyundai'nin İzmit'teki fabrikasında gerçekleştirildi.
Bakan Kacır, törende yaptığı konuşmada, Türkiye'nin üretim kabiliyeti ve küresel değer zincirleriyle kurduğu güçlü bağlara dikkat çekti. Kacır, ülkenin bugün Çin'den sonra Orta Avrupa'dan Orta Asya'ya uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği açısından en önde gelen ihracatçı ülke konumunda olduğunu vurguladı.
Türkiye'nin Yeni Nesil Mobilite Vizyonu
Bakan Kacır, Hyundai Türkiye'nin IONIQ 3 yatırımının, Türkiye'nin yeni nesil mobilite vizyonunun küresel otomotiv üreticileri nezdinde karşılık bulduğunun bir ispatı olduğunu belirtti. Ayrıca, bu yatırımın ülkenin güvenilir ve ölçeklenebilir bir üretim merkezi olarak konumlandırıldığını gösterdiğini ifade etti. Kacır, Türkiye'yi elektrikli araç ve batarya teknolojilerinde küresel üretim üssü haline getirme hedefinde önemli bir eşiğin aşıldığını sözlerine ekledi.
Güney Kore'nin Ankara Büyükelçisi Boo Sukjong da törende bir konuşma yaparak, küresel mobilite endüstrisinde yeni bir paradigma açmak ve iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinde anlamlı bir dönüm noktası belirlemek üzere toplandıklarını dile getirdi. Boo, Türkiye'nin köklü altyapısı ve nitelikli insan kaynaklarıyla öne çıkan bir ülke olduğunu vurgulayarak, seri üretim töreninin Türkiye'de gerçekleştirilmesinin büyük stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.
Ekonomik İşbirliğinde Yeni Ufuklar
Büyükelçi Boo Sukjong, IONIQ 3'ün Hyundai Motor'un geleceğe yönelik güçlü vizyonunu ve teknolojik yetkinliklerini yansıtan kararlı çabalarının bir sonucu olduğunu ifade etti. Boo, Koreli şirketlerin Türkiye'nin yerel otomotiv ekosistemiyle el ele vererek ileri teknolojiyle sürekli büyüme yolundaki sarsılmaz iradesini bu projenin simgelediğini söyledi. Ayrıca, Güney Kore ve Türkiye'nin güvenli ekonomik ortak olmanın ötesine geçerek geleceğin yüksek teknoloji sektörlerine birlikte liderlik eden ortaklar olarak yeni ufuklar açtığını belirtti.
Kibar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kibar da Türkiye otomotiv sanayisinin mobiliteye geçişinde yeni bir eşiği aştıklarını vurguladı. Kibar, dünya ekonomisindeki jeopolitik gerilimlerin kalıcı değişkenler olduğunu ve sermayenin yalnızca düşük maliyetli yerleri değil, toplam riski yöneten, üretimi sürdüren ve pazara güvenle erişen ülkeleri aradığını dile getirdi.