Uluslararası Para Fonu'na (IMF) göre, küresel petrol piyasası Orta Doğu'daki savaşın ilk şokunu başarıyla atlattı ve ham petrol fiyatları varil başına 90 ila 100 dolar aralığında dengelendi. Ancak IMF, piyasayı destekleyen bu tamponların tükenmekte olduğu konusunda ciddi bir uyarıda bulundu.
Uluslararası Para Fonu (IMF), küresel petrol piyasasının son yılların en büyük arz kesintisini yaşamasının beklendiği bir dönemde, Orta Doğu'daki savaşın başlangıcının ardından ortaya çıkan şoku absorbe ettiğini açıkladı. IMF uzmanları Jean-Marc Natal ve Azim Sadikov tarafından kaleme alınan bir blog yazısında, ham petrol fiyatlarının varil başına 90 ila 100 dolar aralığında dengelendiği belirtildi. Bu seviye, pek çok kişinin korktuğundan çok daha düşük bir nokta olarak kaydedildi.
Yazıda, ilk şokun etkisini hafifleten çeşitli faktörlerin bulunduğu ancak bu hareket alanının büyük bölümünün artık tüketildiği uyarısı yapıldı. Küresel petrol piyasası, savaşın başlangıcında yaşanan ani yükselişin ardından beklenenden daha hızlı bir dengeye ulaşsa da, bu durumun sürdürülebilirliği konusunda endişeler dile getirildi.
Arz Kesintisinin Boyutu ve Piyasa Dengeleri
Mayıs ayı sonu itibarıyla, normal küresel tüketimin yaklaşık 10 günlük miktarına eşdeğer olan 1,1 milyar varilden fazla ham petrolün piyasaya ulaşmadığı açıklandı. Bu durum, 1973 petrol krizi, İran-Irak Savaşı ve Körfez Savaşı dönemlerinde görülen arz açıklarını aşan bir kesintiyi temsil ediyor. Ancak, daha düşük küresel talep, artan üretim ve stratejik stokların etkin kullanımı, fiyatlarda daha büyük bir sıçramayı engelledi.
IMF, küresel ekonominin daha fazla zarar görmesini engellemek için arzın hızla toparlanmasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Mevcut denge, piyasadaki geçici faktörlerin bir araya gelmesiyle sağlanmış durumda olup, uzun vadeli istikrar için arz güvenliğinin kritik olduğu belirtildi.
Hürmüz Boğazı ve Uzun Vadeli Endişeler
Dünyanın en kritik petrol geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün ne zaman etkin şekilde yeniden sağlanacağının ve nakliye faaliyetleri, sigorta hizmetleri ile piyasa aktörlerinin güveninin ne hızda toparlanacağının belirsizliğini koruduğu ifade edildi. Sektör tahminleri, su yolunun tamamen yeniden açılmasının ardından petrol akışının önemli bölümünün yeniden başlamasının 2 ila 3 ayı bulabileceğini gösteriyor.
Uzun vadeli bir diğer endişe ise, uzun süreli üretim durmalarının özellikle kuyuların yeniden faaliyete geçirilmesi için finansmanın sınırlı olduğu yerlerde kalıcı üretim kayıplarına yol açabilmesidir. Bu durum, gelecekteki arz güvenliği üzerinde kalıcı etkiler yaratabilir.
Azalan Manevra Alanı ve Gelecek Şoklar
IMF yazısında, ilk darbeyi hafifleten unsurun enerji piyasalarının manevra alanı olması ve darbeyi absorbe edebilmesi olduğu belirtildi. Ancak, Hürmüz Boğazı'nda gerilimler yeniden alevlenirken, yedek kapasitenin devreye girmesi, talebin daralması ve stokların azalması nedeniyle bu manevra alanı artık daha küçük ve giderek daralıyor.
Uluslararası Para Fonu, stoklar yenilenmediği takdirde, bir sonraki şok geldiğinde dünyanın daha zayıf bir konumda olacağı konusunda ciddi bir uyarıda bulunarak, küresel enerji güvenliğinin kırılganlığına dikkat çekti.