İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'nin 17 Haziran'da imzalanan mutabakat zaptını ihlal ettiğini ve buna karşılık verdiklerini belirtti. Pezeşkiyan, ayrıca 28 Şubat'taki saldırılara ve halkın geçim sıkıntısına dikkat çekti.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD'nin 17 Haziran'da imzalanan bir mutabakat zaptını ihlal ettiğini ve buna karşılık verdiklerini açıkladı. Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, bu önemli açıklamayı İran resmi haber ajansı IRNA'ya göre "Gazeteciler Günü" vesilesiyle İçişleri Bakanlığında düzenlenen basın toplantısında yaptı.
Mutabakat İhlali ve Diplomatik Kazanımlar
Pezeşkiyan, ABD'nin sömürgeci ve zorba bir ülke olduğunu belirtse de, diplomatik görüşmelerin Washington'ı işbirliği yapmaya zorladığını savundu. İran Cumhurbaşkanı, 14 Haziran'da ABD ile varılan ve kendisi ile dönemin ABD Başkanı Donald Trump tarafından imzalanan mutabakatın İran'a önemli kazanımlar sağladığına dikkat çekti.
Pezeşkiyan, ABD'nin özellikle Hürmüz Boğazı ile ilgili mutabakat ihlallerine karşılık verdiklerini vurguladı. "Neden kendimizi zayıflatıyoruz? Neden elde ettiklerimizi mahvediyoruz?" sözleriyle, diplomatik yollarla elde edilen başarıların korunması gerektiğinin altını çizdi.
Bölgesel Saldırılar ve Ekonomik Odak
Cumhurbaşkanı, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattığı saldırılarla başlayan savaşa değindi. Düşmanların İran'ı devirme girişimlerinin, silahlı kuvvetlerin cesur savunması ve halkın olağanüstü varlığı sayesinde başarıya ulaşamadığını ifade etti.
Pezeşkiyan, ülkesinin en büyük endişesinin halkın geçim kaynağı ve ekonomik durum olduğunu belirtti. Savaş ya da barış durumunda ABD'nin tekrar saldırmasından ziyade, halkın ekonomik refahının kendisi için daha öncelikli olduğunu vurguladı ve hükümetin temel ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını reforme etme planları olduğunu açıkladı.
Ulusal Birlik ve Medyanın Sorumluluğu
Pezeşkiyan, gazetecilerin topluma doğru bilgiyi aktarmadaki kritik rolüne vurgu yaparak, onların çabaları olmasaydı birçok tarihi gerçeğin unutulacağını söyledi. Gazetecilerden, ülke içindeki siyasi tartışmaları alevlendirecek yaklaşımlardan kaçınmalarını isteyerek, birlik ve beraberliğin ülkenin en değerli varlığı olduğunu yineledi.