Dolar47,18 ₺ Euro53,90 ₺ Gram Altın6.088 ₺ Son güncelleme: 16:50
Nova Bülten
20 Temmuz 2026 Canlı takip
Son Dakika
← Ana sayfa Dünya

İran Dışişleri Bakanı'ndan Kritik İtiraf: Güvenlik Açığı Mevcut

Eski İran Dışişleri Bakanı Arakçi, dini lider Ali Hamaney'in ofisine yönelik saldırının güvenlik açığından kaynaklandığını ve bu açığın muhtemelen halen devam ettiğini belirtti. Arakçi, ülkenin ABD ve İsrail ile olan gerilimli süreçlerini ve müzakereleri de değerlendirdi.

19 Temmuz 2026 22:17 2 dk okuma
İran Dışişleri Bakanı'ndan Kritik İtiraf: Güvenlik Açığı Mevcut

Eski İran Dışişleri Bakanı Arakçi, katıldığı bir televizyon programında İran'ın güvenlik durumu hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Arakçi, ülkenin dini lideri Ali Hamaney'in ofisine yönelik bir saldırının bir güvenlik açığından kaynaklandığını ve bu açığın muhtemelen halen mevcut olduğunu belirtti. Bu açıklama, ABD ve İsrail ile yaşanan gerilimlerin ve nükleer müzakere süreçlerinin gölgesinde önemli bir tartışma başlattı.

Gerilim ve Müzakere Süreci

Arakçi, ülkesinin ABD ve İsrail ile yaşadığı savaş sürecine değinerek, düşmanın askeri hazırlığını bitirdikten sonra kendilerine uranyum zenginleştirme oranının sıfıra indirilmesi, aksi halde saldırıların başlayacağı mesajını verdiğini ve müzakere talebinde bulunduğunu aktardı. Bu mesaj üzerine yeniden müzakere kararı alındığını belirten Arakçi, bu kararın temel amacının 'eğer müzakere olsaydı savaş olmazdı' denilmesini engellemek olduğunu ifade etti.

İlgili kurumların savaşın yeniden başlayacağına emin olduğunu vurgulayan eski bakan, Silahlı Kuvvetlere savaşa hazırlıklı olmaları yönünde bilgi verildiğini söyledi. Arakçi, 'Bu sayede savaş başlar başlamaz karşılık vermeye başladık' dedi. Ayrıca, ülke liderinin hedef alınması durumunda Hürmüz Boğazı'nın kapatılacağına yönelik bir programın daha önce yapıldığını da dile getirdi.

Nükleer Komite ve Güvenlik İhlali

Arakçi'nin açıklamalarına göre, 12 günlük savaşın ardından Nükleer Komite kuruldu ve daha sonra müzakere komitesine dönüştü. Müzakerelere ilişkin konuların bu komitede ele alındığını belirten Arakçi, alınan tüm kararların Yüksek Ulusal Güvenlik Konseyi kararlarıyla aynı onay sürecinden geçtiğini ifade etti. Bu toplantılarda müzakereciler için 'ilginç tabirler' kullanıldığını da sözlerine ekledi.

Eski Dışişleri Bakanı, düşman tarafın dini lider Ali Hamaney'in her sabah ofisinde bulunduğunu bildiğini ve komuta merkezi toplantısının da iki-üç bina ötede yapıldığı tam o anı seçtiğini anlattı. İstihbarat Bakanlığının toplantısının da o sırada gerçekleştiğini belirten Arakçi, 'Rehberin (Ali Hamaney'in) ofisine yönelik saldırı bir güvenlik açığı nedeniyle gerçekleşti ve bu açık muhtemelen hâlâ mevcut' şeklinde konuştu.

İhanet İddiaları ve Stratejik Değerlendirme

Arakçi, kişisel çıkarları ve gelecek planları doğrultusunda karar alanları 'ihanet içinde' gördüğünü belirterek, kendisinin itibar veya geleceği için hareket etmediğini dile getirdi. Eski bakan, stratejik bir değerlendirme yaparak, 'Bir hesap yapalım; ateşkesi 10 gün erken kabul etseydik Ali Laricani, İsmail Hatib, Aseluye ve Mübarek Çelik Fabrikası'na sahip olurduk' değerlendirmesinde bulundu. Bu ifade, erken bir anlaşmanın ülkenin önemli isimlerini ve ekonomik varlıklarını koruyabileceği yönünde bir mesaj içeriyor.

İranArakçiAli HamaneyGüvenlik AçığıHürmüz BoğazıNükleer Müzakereler

Göz at