İran Meclis Başkanı Kalibaf'ın "Fars Körfezi" vurgusuyla yaptığı sosyal medya paylaşımına, Iraklı mevkidaşı Halbusi'den "Arap Körfezi" yanıtı geldi. İki liderin Bağdat'taki görüşmesinin hemen ardından yaşanan bu diplomatik atışma bölgedeki hassasiyetleri bir kez daha gözler önüne serdi.
İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile Iraklı mevkidaşı Muhammed el-Halbusi arasında, Körfez'in isimlendirilmesi üzerine yaşanan sosyal medya paylaşımları dikkat çekti. Bu diplomatik atışma, iki liderin Irak'ın başkenti Bağdat'taki yüz yüze görüşmesinin hemen ardından gerçekleşti.
Kalibaf, ABD Başkanı Donald Trump'ın daha önce "Arap Körfezi" olarak kullandığı ismi "Fars Körfezi" olarak zikretmesinin ardından sosyal medya hesabından bir paylaşım yaptı. Paylaşımında, arka planda "Fars Körfezi" ifadesinin yer aldığı bir haritanın önünde çekilmiş fotoğrafını kullandı. Bu paylaşım, Kalibaf'ın Bağdat ziyaretinin hemen sonrasında gerçekleşti.
Sosyal Medyada Karşılıklı Mesajlar
İran Meclis Başkanı'nın paylaşımından kısa süre sonra, Iraklı mevkidaşı Halbusi de kendi sosyal medya hesabından bir fotoğraf yayımladı. Halbusi'nin paylaşımında ise arka planda "Arap Körfezi" ifadesinin yer aldığı bir harita görülüyordu. Bu karşılıklı paylaşımlar, bölgedeki hassas dengeleri bir kez daha gündeme getirdi.
Söz konusu paylaşımların, Kalibaf ile Halbusi'nin Bağdat'ta gerçekleştirdiği yüz yüze görüşmenin hemen ardından gelmesi, durumun diplomatik önemini artırdı. Bu durum, Körfez'in isimlendirilmesi konusunun iki ülke arasındaki ilişkilerde ne denli kritik bir yer tuttuğunu gösterdi.
İsimlendirme Tartışmasının Kökenleri
İran, Körfez'in "Fars Körfezi" olarak adlandırılmasının "tarihsel ve coğrafi olarak doğru ve tek meşru" isimlendirme olduğunu vurgulamaktadır. Tahran yönetimi, bu ismin binlerce yıllık haritalarda, belgelerde, kitaplarda ve seyahatnamelerde kullanıldığını savunarak tezini güçlendiriyor.
Geçmişte İran Dışişleri Bakanlığı, Irak dahil olmak üzere bazı Arap yetkililerin "Arap Körfezi" kullanımını açıkça protesto etmiştir. Bu son olay, bölgedeki bu uzun soluklu diplomatik anlaşmazlığın güncel bir yansıması olarak değerlendirilmektedir.