Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimlerin ve yükselen petrol fiyatlarının etkisi altında olan küresel piyasalar, risk iştahında bir toparlanma sergiliyor. Bu durum, ABD Merkez Bankası'nın faiz politikaları ve yaklaşan ekonomik verilerle birlikte yakından takip ediliyor.
Küresel piyasalar, Ortadoğu'da tırmanan jeopolitik gerilimler ve petrol fiyatlarındaki belirgin yükselişe rağmen risk iştahında bir toparlanma eğilimi gösteriyor. Yatırımcılar, bir yandan bölgedeki çatışmaların ekonomik etkilerini değerlendirirken, diğer yandan ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası kararlarına odaklanmış durumda.
Ortadoğu'daki Gerilim ve Enerji Piyasalarına Etkisi
ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'a yönelik saldırılarının sekizinci gecesinde ülkenin askeri kıyı gözetleme ve hava savunma tesisleri, deniz kuvvetleri ile füze ve insansız hava aracı depolama alanlarını vurduğunu açıkladı. İran ise ABD'nin yapımı süren Darhovin Nükleer Enerji Santrali'ni hedef aldığını iddia ederek, bu saldırıyı "tehlikeli bir girişim" olarak nitelendirdi.
Bölgede petrol sevkiyatı için kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın savaşın gölgesinde kalması ve olası müdahale riskleri, petrol fiyatlarının tırmanmasına yol açtı. Boğazda petrol taşıyan tankerlerin vurulduğuna dair haber akışı, küresel enerji arzına yönelik endişeleri artırarak fiyatlardaki yükselişi destekledi. Bu gelişmelerle birlikte, Brent petrolün varil fiyatı 88,9 dolara çıkarak 12 Haziran'dan bu yana en yüksek seviyeyi gördü.
Çatışmaların daha da şiddetlenerek bir kara harekatına dönüşebileceğine yönelik endişeler, piyasalarda arka plandaki risk unsurlarından biri olmayı sürdürüyor. Diğer yandan, ABD Başkanı Donald Trump'ın bu hafta İran ile ateşkes sağlanamaması halinde gerilimin tırmanmasına hazırlıklı olunması yönünde arabulucu ülkelere mesaj ilettiği iddiaları, jeopolitik risklerin artabileceği endişelerini körükledi. Yaşanan gelişmelerle Hürmüz Boğazı'ndan tanker geçişlerinde azalış yaşandı.
Fed'in Para Politikası ve Enflasyon Endişeleri
Petrol fiyatlarındaki bu artış, küresel enflasyon korkularını yeniden tetikleyerek ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikalarına yönelik beklentilerin oluşumunu zorlaştırıyor. Para piyasalarında, Fed'in Eylül ayında politika faizini 25 baz puan artıracağına ilişkin tahminler yüzde 70 ile fiyatlanırken, bankanın gelecek 12 ayda iki faiz artışı yapabileceği öngörülüyor.
Jeopolitik gelişmelerin yanı sıra Fed yetkililerinin açıklamaları da yakından takip ediliyor. Cleveland Fed Başkanı Beth Hammack, Cuma günü yaptığı açıklamada, ısrarcı biçimde yüksek seyreden enflasyonun daha büyük endişe kaynağı olduğunu belirtti. Hammack, para politikası hedefleri arasında bir çatışma olmadığını, enflasyonun çok yüksek olduğunu ve iş gücü piyasasının maksimum istihdam seviyesine oldukça yakın bir noktada bulunduğunu ifade etti.
Ekonomik Veriler ve Piyasa Göstergeleri
Analistler, bu hafta ABD'de açıklanacak sektörel Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin ülkedeki iş gücü piyasası ve tüketici talebine yönelik önemli bilgiler sunacağını belirtiyor. Bu gelişmelerle birlikte ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,55 seviyesinde seyrediyor.