Matt Damon ve Ben Affleck'in uzun soluklu dostluğu, Ben Affleck'in Odysseia'yı izlemesinin ardından antik destana olan ilgiyi yeniden canlandırdı.
Matt Damon ve Ben Affleck, Hollywood'un en bilinen ve en uzun soluklu dostluklarından birine sahip. Bu efsanevi bağ, son olarak Ben Affleck'in antik Yunan destanı Odysseia'yı izlemesinin ardından yeniden gündeme geldi. Affleck'in izlediği bu eser, binlerce yıldır insanlığın ilgisini çeken, kahramanlık ve eve dönüş temalı destanlardan biri. Odysseia'nın beyaz perdedeki yeni uyarlamaları da gösterime girerken, bu kadim hikayenin günümüzdeki popülaritesi de artıyor.
Odysseia: Destanların Kökeni ve Homeros'un Mirası
Odysseia, nesiller boyunca incelenmiş, kurgusal kahraman Odysseus'un hikayesini ve vatanına dönme çabasını anlatan bir Antik Yunan metnidir. Eser, çok eski zamanlarda yaşamış bir kahramanın maceralarını konu alan uzun bir şiirdir ve Antik Yunanca'da "hikaye", "söz" veya "şiir" anlamına gelen "epos" sözcüğünden türetilen "destan" olarak bilinir. Eserin aslı, tutarlı bir ritme sahip olmasına rağmen her zaman kafiyeli olmayan "serbest vezin" biçiminde yazılmıştır.
Hikaye çoğunlukla üçüncü şahıs ağzından anlatılırken, anlatıcı pek çok farklı karakterin düşünce ve duygularına dair ipuçları verir. Ancak 9. ve 12. bölümler bizzat Odysseus tarafından anlatılmaktadır. Odysseia ve bir diğer Antik Yunan destanı İlyada, şair Homeros'a atfedilmektedir. İlyada, Truva Savaşı'nın sonlarına doğru birkaç haftalık bir süreci konu alırken, Yunanların en büyük savaşçısı Aşil'e odaklanır. Bununla birlikte, bazıları bu metinlerin aynı kişi tarafından yazılmadığını ve her ikisinin de birden fazla yazar tarafından kaleme alınmış olabileceğini öne sürmektedir; bu tartışma "Homeros Sorunu" olarak bilinir.
Odysseus'un Çetin Yolculuğu ve İthaka'daki Bekleyiş
Destan, Yunanların günümüzde Türkiye sınırları içinde kalan topraklarda Truva halkıyla savaştığı 10 yıllık bir çatışma olan Truva Savaşı'nın sona ermesiyle başlar. İthaka Kralı Odysseus, savaş boyunca mücadele ettikten sonra Yunanlar galip gelmiştir. Odysseus, eşi Penelope ve oğlu Telemakhos ile yeniden bir araya gelmek üzere evine doğru uzun bir yolculuğa çıkar. Ancak işler planlandığı gibi gitmez.
Yolculuğu sırasında mitolojik yaratıklar ve tanrılarla yüzleşir, askerlerden oluşan mürettebatını kaybeder. İthaka'daki evinde ise eşi Penelope ve oğlu Telemakhos da kendi zorluklarıyla mücadele eder. Penelope, hepsi de Odysseus'un tahtına göz dikmiş taliplerin kuşatması altındadır. Odysseus döndüğünde kılık değiştirip bir dilenciye bürünür, rakiplerini geride bırakarak Penelope'yi kurtarmak için harekete geçer.
Kültürel Miras ve Zamansız Uyarlamalar
Odysseia'nın farklı çevirileri yapılmış, genel olarak eserin İngilizceye 100'den fazla kez çevrildiği düşünülmektedir. En eski çeviri, M.Ö. 3. yüzyılda Livius Andronicus tarafından yapılan Latince çeviridir. Eser, İngilizceye ilk olarak 17. yüzyılın başlarında oyun yazarı George Chapman tarafından çevrilmiştir. Günümüzde ise Geraldine McCaughrean'ın Odysseia uyarlamasına da aşina olan okuyucular bulunmaktadır. Bu çok sayıda çeviri ve uyarlama, destanın kültürel etkisinin ve zamana meydan okuyan hikaye anlatımının bir kanıtıdır.