TBMM Adalet Komisyonu'nda Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri başladı. AKP İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, asıl hedefin çocukları suç işledikten sonra cezalandırmak değil, suçla karşılaşmadan önce korumak olduğunu ifade etti.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu'nda, "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin görüşmeleri usul tartışmalarıyla başladı. Muhalefet milletvekilleri, teklifin komisyona getiriliş sürecine ve görüşme takvimine ilişkin tepkilerini dile getirdi. Görüşmelerin başlangıcında konuşan AKP İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, çocuk adalet sistemine dair önemli bir ilkeyi vurguladı.
Yüksel, yaptığı açıklamada, asıl olanın çocuğu suç işledikten sonra cezalandırmak değil, suçla karşı karşıya kalmadan önce koruyabilmek olduğunu belirtti. "Çünkü her çocuk doğru zamanda bir elin, verilen bir imkanın ve gösterilen bir ilginin geleceğe açılan en güçlü kapısıdır" ifadelerini kullanan Yüksel, çocuk adalet sisteminin bütüncül bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini savundu.
Çocuk Adalet Sisteminde Koruma ve Önleme Vurgusu
Komisyon Başkanı Cüneyt Yüksel, açılış konuşmasında çocuk adalet sisteminin sadece çocukların işledikleri fiillere hangi yaptırımın uygulanacağını belirleyen bir mekanizma olmadığını ifade etti. Yüksel, bu sistemin çocuğun içinde bulunduğu sosyal ve bireysel şartları gözeten, gelişimini ve üstün yararını esas alan, korumayı ve önlemeyi merkeze koyan bir yapı olması gerektiğini söyledi.
Yüksel, suç işlenmesi halinde ise çocuğu yeniden topluma kazandırmayı hedefleyen bütüncül bir anlayışın önemine dikkat çekti. Bu yaklaşımın, çocukların geleceğe umutla bakabilmeleri için kritik bir rol oynadığını vurguladı.
Değişen Suç Doğası ve Örgütlü Yapıların Tehdidi
Çocuk adalet sistemine ilişkin düzenlemelerde koruma, önleme, erken müdahale, etkin soruşturma ve kovuşturma, rehabilitasyon ile topluma yeniden kazandırma süreçlerinin birbirinden bağımsız olmadığını belirten Yüksel, bunların birbirini tamamlayan halkalar olarak ele alınmasının büyük önem taşıdığını kaydetti.
Yüksel, tüm dünyada suçun doğasının değiştiğini, şiddet sarmalının yaş tanımadığını ve suça karışma yaşının giderek düştüğünü ifade etti. Daha da endişe verici olanın ise örgütlü suç yapılarının çocuklara sağlanan hukuki koruma mekanizmalarını kötüye kullanarak onları suçun bir faili değil, adeta bir aracı haline getirmeye çalışmaları olduğunu dile getirdi.