Dışişleri Bakanlığı, İsrailli bir bakanın beraberindeki aşırılık yanlısı grupla Mescid-i Aksa'ya düzenlediği baskını kınayarak, bu tür provokatif eylemlerin bölgedeki gerilimi artırma potansiyeline dikkat çekti.
Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı, İsrailli bir bakanın beraberindeki aşırılık yanlısı grupla Mescid-i Aksa’ya gerçekleştirdiği baskını en güçlü biçimde kınadığını açıkladı. Bu provokatif eylem, İsrail güvenlik güçlerinin koruması altında gerçekleşti ve uluslararası arenada tepkilere neden oldu.
Bakanlık açıklamasında, münhasıran Müslümanlara ait olan Mescid-i Aksa başta olmak üzere Kudüs’teki kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünü ihlal eden bu tür girişimlerin kabul edilemez olduğu vurgulandı. Netanyahu hükümetinin bu eylemleri, bölgedeki gerilimi tırmandırma riski taşıyor ve oldubitti oluşturma girişimleri olarak değerlendiriliyor.
Uluslararası Topluma Acil Çağrı
Dışişleri Bakanlığı, kutsal mekanların tarihi ve hukuki statüsünü ihlal eden provokatif eylemlerin ve oldubitti oluşturma girişimlerinin engellenmesinin uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğunu hatırlattı. Bu çağrı, Filistin halkının meşru haklarının korunması ve işgal altındaki Doğu Kudüs'teki ihlallerin önlenmesi için yapıldı.
Açıklamada ayrıca, Mescid-i Aksa'nın tarihi ve hukuki kimliğini hedef alan bu tür provokatif eylemlerin, bölgedeki gerilim ve istikrarsızlığı daha da derinleştirme riski taşıdığına dikkat çekildi. Türkiye, bu durumun uluslararası barış ve güvenliği tehdit ettiğini belirtti.
Doğu Kudüs'te İbadet Özgürlüğü Vurgusu
Bakanlık, Doğu Kudüs’teki kutsal mekanlarda ibadet özgürlüğünün sağlanmasının önemine vurgu yaparak, Mescid-i Aksa’nın Müslümanların ibadetine açılmasının ve ibadet özgürlüğünü engelleyen tüm kısıtlamaların kaldırılmasının uluslararası toplumun ortak sorumluluğu olduğunu yineledi. Bu yaklaşım, bölgedeki dini ve kültürel mirasın korunmasına yönelik uluslararası taahhütlerin yerine getirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.