Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile motorin türü akaryakıt ürünlerinde uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarları yeniden düzenlendi. Ağustos ayının kalan günlerinde sıfır olarak uygulanacak olan ÖTV, yıl sonuna kadar her ay 3 lira artırılacak ve 1 Ocak 2027'den itibaren 13,9006 liraya sabitlenecek.
Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile motorin türü akaryakıt ürünlerinde uygulanan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarları 13 Ağustos tarihinden itibaren kademeli olarak yeniden belirlendi. Bu düzenlemeyle birlikte motorin, eşel mobil sistemi kapsamından çıkarıldı ve enflasyonla mücadele hedeflendi.
Karara göre, motorinde ÖTV tutarı ağustos ayının kalan günlerinde sıfır olarak uygulanacak. Yıl sonuna kadar ise her ay 3 lira artırılarak kademeli bir yükseliş izlenecek. Belirlenen bu ÖTV tutarı, 1 Ocak 2027'den itibaren ise 13,9006 lira olarak sabitlenecek ve eşel mobil sistemi öncesindeki seviyeye geri dönecek.
Benzin ve LPG'de Mevcut Sistem Devam Ediyor
Motorindeki bu köklü değişikliğe rağmen, benzin ve LPG türü akaryakıt ürünlerinde mevcut eşel mobil sistemi uygulamasında herhangi bir değişiklik yapılmadı. Bu ürünlerde yurt içi rafineri fiyatlarının artması halinde, 30 Eylül'e kadar fiyat artışlarının yüzde 25'i ÖTV'den karşılanacak.
Rafineri fiyatlarında indirim yaşanması durumunda ise indirimin tamamı kadar ÖTV tutarında artış uygulanmaya devam edecek. Ancak eşel mobil sistemi, 1 Ekim itibarıyla tamamen sona erecek ve akaryakıt piyasasında serbest fiyatlama dönemine geçilecek.
Ekonomik Aktiviteye Destek ve Enflasyonla Mücadele
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamalara göre, uluslararası piyasalardaki gelişmelerin etkisiyle motorin pompa satış fiyatlarında benzine kıyasla önemli artışlar yaşanmıştı. Yeni düzenlemeyle, tüketiciler, nakliyeciler ve sanayiciler üzerindeki fiyat baskısının azaltılması ve enflasyonla mücadele kapsamında motorin fiyatlarının aşağı çekilmesi hedefleniyor.
Motorinin özellikle gıda, ulaştırma ve sanayi sektörleri başta olmak üzere ekonominin genelinde oluşturduğu ikincil etkiler dikkate alınarak, akaryakıt fiyatlarındaki artışların maliyetlere yansımasının sınırlandırılması ve Türkiye'nin rekabet gücünün korunması amaçlanıyor. Uygulamayla birlikte bütçe disiplini ve mali sürdürülebilirlik korunurken, dezenflasyon sürecinin desteklenmesi ve ekonomik aktivite üzerindeki maliyet baskısının sınırlandırılması hedefleniyor.