Türkiye siyaseti, Meclis'ten geçen Çerçeve Yasa'nın ardından yeni anayasa tartışmalarıyla kritik bir dönemece girdi. Murat Çabas, bu sürecin ardındaki siyasi hesapları ve Meclis aritmetiğini mercek altına alıyor.
Türkiye siyaseti, Meclis'ten geçen "Çerçeve Yasa" ve ardından hız kazanan "yeni anayasa" tartışmalarıyla kritik bir kırılma noktasından geçiyor. Murat Çabas, bu sürecin siyasi iktidarın toplumsal rıza inşa etmek yerine Meclis aritmetiğine dayalı hesaplarla ilerlediğini belirtiyor.
TBMM'de 467 oyla kabul edilen Çerçeve Yasa, muhalefet kanadındaki kırılmaları ve iktidar blokunun gerçek niyetlerini net bir şekilde ortaya koydu. Bu yasa, milletin temel beklentilerinden ziyade dar siyasi çıkarların ve pazarlıkların bir ürünü olarak şekillendiği eleştirilerine yol açtı. "Terörsüz Türkiye" sloganıyla ambalajlanan adımların arka planına bakıldığında, ülkenin üniter yapısını ve adalet duygusunu zedeleyen tehlikeli bir tablonun açığa çıktığı yorumları yapılıyor.
Özel'in Savunması ve Yasanın Sonuçları
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in "Vicdanen içim rahat, sırf Erdoğan karşıtlığı nedeniyle yıllardır savunduğumuz görüşün tersini yapamayız" şeklindeki savunması, kendi parti tabanındaki ve kamuoyundaki derin endişeleri gidermekten uzak kaldı. Zira bu sürecin, terör örgütü mensuplarına kademeli bir cezasızlık ve ardından siyasal alanda meşruiyet imkânı tanıyan bir mekanizmanın kapısını araladığı yorumları yapılıyor. Kendi milletvekillerinin dahi çekince duyarak ret oyu kullandığı bir tabloyu "ülke kazandı" söylemiyle meşrulaştırmaya çalışmak, kamuoyu vicdanındaki yarayı kapatmıyor.
Sürecin ne tür bir "teşekkür listesi" ürettiği ise AKP Diyarbakır Milletvekili Suna Kepoğlu Ataman'ın ifadelerinde açıkça görüldü. Ataman'ın, Meclis'te kabul edilen yasanın ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP lideri Bahçeli'nin yanı sıra binlerce masum insanın kanından sorumlu terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan'a şükranlarını sunması, sürecin meşruiyet sınırlarını aşan bir niteliğe büründüğünü gösterdi. Binlerce vatan evladını şehit eden bir teröristbaşını devletin meşru aktörleriyle aynı hizada anarak "Allah razı olsun" demenin, devlet ciddiyetiyle ve milli vicdanla bağdaşmadığı ifade edildi.
Yeni Anayasa Hedefi ve Meclis Aritmetiği
Çerçeve Yasa'nın Meclis'ten geçmesiyle birlikte iktidar temsilcilerinin ve Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş'un zaman kaybetmeksizin "Yeni anayasa Türkiye'nin boynuna borçtur" söylemine sarılması, asıl hedefin ne olduğunu tescilliyor. Mevcut Anayasa'nın hangi maddesinin millete hizmet etmeye engel olduğu sorusuna somut bir yanıt verilemediği eleştirileri bu süreçte dile getiriliyor.
İktidarın yeni anayasa hevesinin, partili cumhurbaşkanlığı sisteminin meşruiyet krizini aşmak ve iktidar süresini uzatmak amacıyla olduğu belirtiliyor. Cumhur İttifakı'nın (AKP 277 + MHP 46 = toplam 323 milletvekili) mevcut durumda referandum sınırı olan 360 milletvekiline ulaşmak için ek desteğe ihtiyaç duyduğu, bu durumun Meclis'teki yeni anayasa aritmetiği hesaplarının temelini oluşturduğu görülüyor.