Fed'in faiz oranlarını sabit tutma kararı sonrası tahvil piyasaları karışık sinyaller verdi. 30 yıllık Hazine tahvil faizleri son 19 yılın zirvesine çıkarken, piyasalar Fed'in enflasyonla mücadele stratejisine dair endişelerini net bir şekilde ortaya koydu.
Fed'in faiz oranlarını sabit tutma kararı sonrası tahvil piyasalarında "politika hatası olasılığı" fiyatlamaları belirginleşti. Yatırımcılar, bu karara net bir mesaj vererek 30 yıllık Hazine tahvillerini elden çıkardı. Bu satış dalgası sonucunda 30 yıllık tahvil faizi 14 baz puana kadar yükselerek yaklaşık %5,23 ile son 19 yılın en yüksek seviyesini test etti.
Kısa vadeli tahvil faizlerinde Fed sonrası yaşanan düşüş ise getiri eğrisinin dikleşmesine yol açtı. İki yıllık tahvil faizlerindeki gerileme ile 30 yıllık tahvil faizlerindeki keskin yükseliş, 1990’ların ortasından bu yana bir Fed toplantısının ardından görülen en sert dikleşmelerden birine işaret etti.
Piyasaların Fed'e Güven Eksikliği
Piyasadaki bu hareketler, yatırımcıların Fed'in enflasyonu kontrol altına alabileceğine ilişkin endişelerinin arttığını ortaya koydu. Enflasyonun beş yıldır Fed’in hedefinin üzerinde seyretmesi, bu güven eksikliğinin temel nedenlerinden biri olarak gösteriliyor.
Highline Asset Management sabit getirili menkul kıymetler yönetici direktörü ve FedWatch Advisors’ın kurucusu Ben Emons, getiri eğrisinin dikleşmesinin, Fed'in politika stratejisinin güvenilirlikten yoksun olduğunu gösterdiğini belirtti. Emons, "Şahin söylemde bulunup harekete geçmemek, piyasaların kendi değerlendirmesini yapmasına ve Fed’in işini fiilen piyasaların sıkılaştırmasına izin veren rahat bir yaklaşım" değerlendirmesinde bulundu.
Uzun Vadeli Tahvil Piyasasından Net Mesaj
Brandywine Global Investment Management portföy yöneticisi Jack McIntyre, piyasanın ve gazetecilerin Fed'den daha fazla açıklık talep ettiğini vurguladı. McIntyre, uzun vadeli tahvil faizlerindeki sert yükselişin güven eksikliğine işaret ettiğini belirterek, "Uzun vadeli tahvil piyasası onun enflasyonla mücadele söylemine inanmıyor" ifadesini kullandı.
Ben Emons, bu rahat yaklaşımın, "enflasyon hızlandığında ve piyasalar Fed’in bir kez daha gelişmelerin gerisinde kaldığına karar verdiğinde ters tepebileceği" uyarısında bulunarak, Fed'in gelecekteki adımlarına yönelik belirsizliği artırdı.