Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P analistleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın 23 Temmuz PPK toplantısında faizleri sabit tutmasını beklerken, olası bir faiz indirim döngüsünün 2026'nın dördüncü çeyreğine kalabileceğini öngörüyor.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P'nin analizine göre, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 23 Temmuz'da gerçekleşecek Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında politika faizini değiştirmeyerek mevcut seviyede tutması bekleniyor. Bu beklentinin temelinde küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve Orta Doğu'daki jeopolitik gerilimler yatıyor.
Haziran ortasından bu yana küresel enerji fiyatı projeksiyonlarındaki düşüş, enflasyonist riskler üzerinde bir miktar rahatlama sağlamış olsa da, Temmuz ortasında Orta Doğu'da gerilimin ve çatışmaların yeniden tırmanması bu iyimserliği sınırladı. Bölgedeki askeri hareketlilik, 2026'nın ikinci yarısında küresel enerji fiyatlarının daha düşük seviyelerde istikrar kazanacağı yönündeki beklentileri zayıflatıyor.
Merkez Bankası'nın Temkinli Duruşu
S&P analisti Andrew Birch, TCMB'nin faiz indirimlerine başlama isteğine dair ipuçları vermesine karşın, para politikası yaklaşımında temkinli duruşunu sürdürdüğünü belirtti.
Birch'in değerlendirmesine göre, Temmuz ayında enflasyonda yaşanacak olası bir gevşemenin hemen yeni bir faiz indirim döngüsünü tetiklemesi beklenmiyor. Ancak enflasyon önümüzdeki aylarda düşmeye devam ederse, Merkez Bankası 2026'nın dördüncü çeyreğinde yapılabilecek bir faiz indirimi için zemin hazırlamaya başlayabilir.
23 Temmuz PPK Toplantısı ve Beklentiler
Ekonomistlerin ve uluslararası finans kuruluşlarının genel konsensüsü, TCMB'nin 23 Temmuz PPK toplantısında faiz değişikliğine gitmeyerek bekle-gör stratejisini koruyacağı yönünde birleşiyor.
Piyasalarda, Merkez Bankası'nın sonbahar ayları öncesinde küresel enerji dengelerini ve aylık enflasyonun ana eğilimini izlemeyi sürdürerek mevcut politikasını koruyacağı öngörülüyor. Kuruluşun değerlendirmesinde, küresel enerji fiyatlarındaki dalgalanma ile enflasyon beklentilerinin yüksek seyrini koruması nedeniyle temmuz ayında görülebilecek dezenflasyonun yeni bir faiz indirim sürecini başlatmak için yeterli olmayacağı ifade edildi.