Terörsüz Türkiye İçin Milli Dayanışma Teklifi Meclis'te: 360 Vekilden Destek
Terör örgütü PKK'nın tasfiyesini amaçlayan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, geniş bir uzlaşmayla Meclis'e sunuldu.
Cumhurbaşkanı Atatürk'ün 1930'lu yıllardaki "Çözüm yeri Meclis" çağrısı, güncel siyasi tartışmalarda yeniden önem kazanıyor; milli sorunların çözüm adresi olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi işaret ediliyor.

Cumhurbaşkanı Atatürk'ün 1 Kasım 1930 tarihli Meclis açılış konuşmasındaki "Çözüm yeri Meclis" vurgusu, Türkiye'nin önemli meselelerinin çözümünde Büyük Millet Meclisi'nin merkezi rolünü ortaya koymuştur. Atatürk, ülkenin yazgısında tek yetki ve güç sahibi olan Meclis'i, iç ve dış güvenliğin en büyük güvencesi olarak tanımlamış, milli sorunların geçmişte de gelecekte de yalnızca burada çözülebileceğini belirtmiştir.
Günümüzde bazı çevreler ve siyasetçiler, Kürtlerle ilgili somut bir projeleri olmamasına rağmen, Abdullah Öcalan'ın adını kullanarak süreci sulandırma çabası içine girmekle eleştirilmektedir. Bu yaklaşımların temel amacının kendilerine siyasi bir alan açmak ve yer kapmak olduğu ifade edilmektedir.
Benzer şekilde, Kürtlerle duygusal bir bağı bulunmayan ancak onların avukatlığına soyunan bazı siyasetçilerin de Kürt seçmen nezdinde karşılık bulamadığı görülmektedir. Bu kesimlerin de yine kişisel siyasi çıkarlar peşinde koştuğu ve hatta sürecin tıkanması için çalıştığı yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır.
Yılların sorunu olan terörün dış destekli olduğu gerçeği ortadayken, Türk devletinin bu tür tehditlerle baş edemeyeceği yönündeki iddiaların temelsiz olduğu, iç cephe sağlam kaldığı sürece yabancıların ve işbirlikçilerin yazdığı senaryoların geçmişte olduğu gibi gelecekte de çöpe atılacağı vurgulanmaktadır.
Recep Tayyip Erdoğan'ın siyasi kariyerinin erken dönemlerinde, 1991 yılında Refah Partisi İstanbul İl Başkanı iken, Irak'taki Saddam Hüseyin zulmünden kaçan Kürt sığınmacılara yönelik insani yardımları dikkat çekmektedir. Erdoğan, "Kürt sığınmacılara her türlü yardımı yapacağız. Yediğimizi, giydiğimizi onlarla paylaşacağız" ifadelerini kullanmış; 31 Nisan 1991'de İstanbul'dan 10 kamyon yiyecek, içecek, giyecek ve ilaç taşıyan bir yardım konvoyu Güneydoğu'ya gönderilmiştir.
Güncel siyasette ise, Devlet Bahçeli'nin 1 Ekim 2024 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde DEM Parti'ye zeytin dalı uzatmasıyla yeni bir süreç başlatılmıştır. Recep Tayyip Erdoğan da, AK Parti'yi kurduğu günden bu yana, Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı dönemlerinde sürekli olarak "Sorunlar hepimizindir... Benim de sorunumdur" diyerek milli sorunlara topyekün çözüm arayışını dile getirmiştir.
Erdoğan, 29 Ekim 2008'deki AK Parti İstişare Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "İlla her soruna bir ad koymak gerekmez. Çünkü sorunlar hepimizindir. Ama illa ad koyalım diyorsanız; Kürt sorunu da bu milletin bir parçasının değil, hepsinin sorunudur. Benim de sorunumdur" ifadeleriyle, sorunların parçalı değil, bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurgulamıştır.
Terör örgütü PKK'nın tasfiyesini amaçlayan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, geniş bir uzlaşmayla Meclis'e sunuldu.
6 Ağustos 2026 Çarşamba günü, Türkiye'de siyasi liderlerin programları, TBMM Genel Kurulu'nun toplantısı ve önemli ekonomik veri açıklamaları ile yoğun bir ekonomi ve siyaset gündemi bekleniyor. Uluslararası alanda ise ABD-İran müzakereleri ve Gazze'deki ateşkes süreci yakından takip ediliyor.
Terörsüz Türkiye süreci kapsamında beklenen yasal düzenleme tamamlanarak 12 maddelik 'Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi' Meclis Başkanlığı'na sunuldu. Teklifin, PKK/KCK'nın faaliyetlerini sonlandırması halinde uygulanacak hukuki süreçleri düzenlemesi öngörülüyor.