90'lı yılların sevilen ismi Tayfun Duygulu ve eşi Isabella Duygulu, uyguladıkları sağlıklı yaşam programıyla toplam 32 kilo vererek fit bir görünüme kavuştu. Çift, yeni halleriyle katıldıkları düğünde tüm dikkatleri üzerlerine çekti.
90'lı yılların tanınmış sanatçılarından Tayfun Duygulu ve eşi Isabella Duygulu, İstanbul'daki Faruk Ilgaz Tesisleri'nde düzenlenen Ece ve Mert Özak çiftinin düğününde görüntülendi. Davetlilerin büyük ilgisini çeken çift, verdikleri kilolarla dikkatleri üzerine çekti ve son dönemdeki sağlıklı yaşam tercihlerini gözler önüne serdi.
Tayfun Duygulu'nun açıklamasına göre, Isabella 17 kilo, kendisi ise 15 kilo vererek toplamda 32 kiloluk bir değişime imza attı. Duygulu, "Daha fit ve daha sağlıklı olmak için kendimize uygun bir kür uyguladık. Kendimizi çok iyi hissediyoruz" ifadelerini kullanarak sağlıklı yaşam yolculuklarından duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Ağırlık ve Sağlık İlişkisi Bilimsel Olarak Yeniden Değerlendiriliyor
Duygulu çiftinin sağlıklı yaşam dönüşümü gündemdeki yerini korurken, genel olarak kilo ve sağlık arasındaki ilişki bilim dünyasında da kapsamlı araştırmalarla ele alınıyor. Özellikle "Fat but fit" yani "kilolu ama formda" kavramı, Beden Kütle İndeksi (BKİ) yüksek olsa dahi metabolik olarak sağlıklı ve fiziksel olarak zinde olunabileceği fikrini savunuyor. Bu kavram, 2000'li yılların başından itibaren bilimsel literatürde tartışılmaya başlandı.
Danimarkalı bilim insanları tarafından yürütülen yeni bir çalışma, bu tartışmaya çarpıcı verilerle katkıda bulundu. Seksen beş bini aşkın kişinin beş yıl boyunca takip edildiği araştırmada, aşırı zayıf bireylerin ölüm riskinin, kilolu veya hafif obez bireylere göre çok daha yüksek olduğu belirlendi. Bu bulgular, yaygın sağlık inanışlarının yeniden gözden geçirilmesine neden oldu.
Avrupa Diyabet Araştırmaları Derneği yıllık toplantısında sunulan araştırmanın sonuçlarına göre, 18,5 ve altı vücut kitle indeksine (BKİ) sahip çok zayıf kişilerde erken ölüm riskinin 2,7 kat arttığı ortaya çıktı. Buna karşılık, kilolu ve hafif obez olan bireylerin ölüm riskinin, sağlıklı kabul edilen 22,5–25 BKİ aralığındaki bireylerle benzer olduğu gözlemlendi. Aarhus Üniversitesi Hastanesi'nden Dr. Sigrid Bjerge Gribsholt, bazı bireylerin altta yatan bir hastalık nedeniyle kilo kaybetmiş olabileceğini ve bu durumun düşük kiloyu riskli gösterebileceğini belirtti.
Araştırma, çok zayıf olmanın mı yoksa kilolu olmanın mı daha tehlikeli olduğu sorusuna net yanıtlar sunuyor: Aşırı zayıf bireylerin, sağlıklı kilo aralığının üst sınırında olanlara göre neredeyse üç kat daha yüksek ölüm riski taşıdığı, BMI değeri sağlıklı aralığın alt sınırına yakın olan kişilerde ise ölüm riskinin iki kat arttığı tespit edildi. Buna karşılık, fazla kilolu (BKİ 25–29.9) ya da hafif obez (BKİ 30–34.9) bireylerde ölüm riski açısından anlamlı bir fark gözlenmedi.
Dr. Gribsholt, araştırma sonuçlarını yorumlarken, "Bazı bireyler altta yatan bir hastalık nedeniyle kilo kaybediyor olabilir. Bu durumda, ölüm riskini artıran şey düşük kilo değil, hastalığın kendisidir. Bu da yüksek BMI’nin koruyucu gibi görünmesine neden olabilir. Ancak bu bulgular fazla kilolu olmak sağlıklıdır şeklinde yorumlanmamalı" diyerek bulguların doğru okunmasının önemine dikkat çekti.