ABD Başkanı Donald Trump, 2 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı duyuruyla İran'a yönelik planlanan saldırıları askıya aldığını bildirdi. Kararın temelinde, Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması ve İran'ın nükleer tehdidinin sona ermesi şartıyla hızlı bir anlaşmaya varılması talebi yatıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, 2 Ağustos 2026 tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla, bu hafta sonu İran'a yönelik planlanan saldırıları askıya aldığını duyurdu. Trump'ın belirttiğine göre, İran ve bu ülkeyle görüşen diğer Orta Doğu ülkeleri "bir anlaşmanın ana hatları üzerinde" mutabakata vardı ve ABD'den yeni saldırı yapmamasını talep etti. Söz konusu anlaşmanın temel şartları arasında "Hürmüz Boğazı'nın tamamen açılması" ve "İran'ın nükleer tehdidinin tamamen sona ermesi" yer alıyor.
Trump, bu talebe dayanarak, dünyanın yararı ve İran'ın hayatta kalması için, hızlı bir şekilde bir anlaşma yapılması şartıyla saldırıları durdurmayı kabul ettiğini ifade etti. Açıklamasında İsrail'in de bu noktada kendisiyle aynı çizgide olduğunu kaydeden Trump'ın kararından saatler önce, ABD Orta Doğu'daki vatandaşlarına olası İran saldırıları ve seyahat risklerine karşı uyarıda bulunmuştu. ABD, Mısır, Ürdün, Irak, Suudi Arabistan, Katar ve diğer bölge ülkelerindeki vatandaşlarından güvenlik uyarılarını takip etmelerini isterken, bölgede bazı hava yolu şirketleri uçuşlarını ertelemiş veya iptal etmişti.
Bölgesel Gerilim ve Önceki Gelişmeler
Bu gelişme, ABD'nin İran'a yeniden başlattığı saldırılar ve İran'ın misillemeleriyle artan bölgesel gerilimin ardından geldi. 23 Temmuz 2026 tarihinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, bu gerilimi ele almak üzere Güvenlik Kabinesi ile toplantı yapacağı belirtilmişti. Yedioth Ahronot gazetesinin haberine göre, Netanyahu'nun bazı siyasi ve güvenlik yetkililerinden oluşan kabine ile ertesi gün öğle saatlerinde bir araya gelmesi bekleniyordu.
İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, aynı gün akşam saatlerinde güvenlik yetkilileriyle yaptığı toplantıda, ABD'nin İran'a karşı yürüttüğü saldırılara katılmaya hazır olduklarını "Her türlü olasılığa hazırlıklıyız" ifadeleriyle belirtmiş ve İran'ı "İsrail'e saldırırlarsa, çok ağır darbe alacaklar" sözleriyle tehdit etmişti. İsrail basını ise ABD'nin ilerleyen günlerde İran'a yönelik süren hava saldırılarının kapsamını genişletmeye hazırlandığını aktarmıştı. Daha önce Washington ve Tahran, 14 Haziran'da İslamabad Mutabakatı'nı imzalayarak savaşı sonlandırmak için 60 günlük bir müzakere süresi öngörmüş, ancak ABD ordusu 8 Temmuz'da İran'a karşı yeni saldırılar başlatmış, İran da buna komşu ülkelerdeki ABD üslerini hedef alarak misilleme yapmıştı.
Misilleme Saldırıları ve Uluslararası Tepkiler
Gerilimin bir diğer yansıması olarak, 23 Temmuz 2026 tarihinde Kuveyt ile Irak arasında yer alan Abdali Sınır Kapısı'na yönelik kamikaze insansız hava aracı saldırısı düzenlenmişti. İran basını, bu saldırının "direniş güçleri" olarak adlandırılan İran destekli milis gruplar tarafından, Kuveyt topraklarından İran-Irak arasındaki Şelemçe Sınır Kapısı'na düzenlenen ABD saldırısına misilleme olarak gerçekleştirildiğini aktarmıştı. İran Devrim Muhafızları Ordusu'na yakınlığıyla bilinen Tesnim Haber Ajansı, detaylı bilginin daha sonra açıklanacağını belirtmişti.
Trump'ın saldırıları durdurma kararı, Orta Doğu'da uzun süredir devam eden gerilimin seyrini değiştirebilecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin sağlanması ve İran'ın nükleer programına ilişkin uluslararası endişelerin giderilmesi, küresel enerji piyasaları ve bölgesel istikrar açısından kritik önem taşıyor. Hızlı bir anlaşmanın yapılıp yapılmayacağı ve bölgedeki tüm aktörlerin bu sürece nasıl dahil olacağı, uluslararası kamuoyu tarafından yakından takip edilecek.