ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetimini görüşmeler konusunda 'ikiyüzlü' olmakla suçlayarak, Tahran'ın nükleer silaha sahip olmasına asla izin verilmeyeceğini vurguladı. Trump, Hürmüz Boğazı'nın da tamamen ABD kontrolünde olduğunu dile getirdi.
ABD Başkanı Donald Trump, İran yönetimini sert sözlerle eleştirerek, Tahran'ın görüşmeler konusunda 'inanılmaz derecede ikiyüzlü' davrandığını belirtti. Trump, İranlı yetkililerin kendilerine görüşme talebiyle 'yalvardığını' ancak daha sonra bu iddiaları yalanladığını ifade etti.
Başkan Trump, görüşmelerin başladığını ve yakın gelecekte yenilerinin planlandığını dile getirmesine rağmen, İran'ın açıkça ve gururla hiçbir görüşme yapmadığını, sadece Umman ile muhatap olduklarını söylediğini aktardı. Bu durum, iki ülke arasındaki gerilimi daha da artırdı.
Hürmüz Boğazı Kontrolü ve Nükleer Silah Tehdidi
ABD Başkanı, bölgedeki stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nın kontrolü konusunda da net mesajlar verdi. Trump, Boğaz'ın tamamen ABD Donanması ve 'ABD'nin Çelik Duvarı' olarak tanımladığı abluka tarafından kontrol edildiğini vurguladı. İran'ın ise Hürmüz'ü kendilerinin kontrol ettiğini söylediğini, ancak bu iddianın gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Trump, İran'a yönelik nükleer silahlara sahip olma konusunda kesin bir kırmızı çizgi çizdi. 'İran bunu kabul etmek istese de istemese de nükleer silaha sahip olamayacak' diyen ABD Başkanı, bu durumun aslında onlarca yıldır İran'ın yol açtığı bir sorunun çözümü olduğunu ifade etti.
Anlaşma ve Teslimiyet Şartı
ABD Başkanı Donald Trump, İran'a hiçbir şeyin geçişine izin verilmeyeceğini açıkça belirtti. Trump, 'Biz istemediğimiz sürece İran'a hiçbir şey geçemez ve bir anlaşma ya da tam teslimiyet sağlanmadıkça hiçbir şey geçmeyecek' ifadelerini kullanarak, Tahran üzerindeki baskının süreceğinin sinyalini verdi. Bu açıklama, nükleer anlaşmanın bozulması sonrası gerilimin tırmandığı bir dönemde geldi.
Trump'ın 'görüşmeler başlıyor' açıklamasının hemen ardından İran Dışişleri Bakanlığı'ndan yalanlama geldi. Bakanlık, Washington ile herhangi bir müzakere yürütülmediğini ve ABD ile müzakere halinde olmadıklarını bildirdi. Bu karşılıklı açıklamalar, uluslararası kamuoyunda belirsizliği artırdı.