İstanbul Sanayi Odası tarafından 17 Haziran'da açıklanan Türkiye’nin İkinci 500 Sanayi Kuruluşu araştırmasına göre, şirketlerin üretimden satışları 2025'te 1 trilyon 750 milyar liraya ulaşırken, reel büyüme binde 2 ile sınırlı kaldı ve finansman maliyetleri karlılığı baskıladı.
İstanbul Sanayi Odası'nın (İSO) 17 Haziran tarihinde duyurduğu Türkiye’nin İkinci 500 Sanayi Kuruluşu araştırması sonuçlarına göre, listedeki firmaların üretimden satışları 2025 yılında bir önceki yıla kıyasla yüzde 25,7 artış göstererek 1 trilyon 750 milyar liraya ulaştı. Bu listede ilk sırayı 5 milyar 317 milyon liralık üretimden satışla Teksan Jeneratör alırken, onu 5 milyar 308 milyon lirayla Norm Salihli Vida ve Cıvata ve 5 milyar 306 milyon lirayla Biska Tekstil takip etti.
Üretim ve Satışlarda Reel Durum
Açıklanan verilere göre, üretimden satışlardaki yüzde 25,7'lik artış oranı, 2020 yılından sonraki en düşük seviye olarak kaydedildi. 2025 yılındaki yıllık ortalama Yurt İçi Üretici Fiyatları Endeksi (Yİ-ÜFE) yüzde 25,4 olarak gerçekleşirken, üretimden satışların reel olarak yalnızca binde 2 oranında artış kaydettiği belirlendi. Bu sınırlı artış, 2022'de yüzde 10,4, 2023'te yüzde 5,2 ve 2024'te binde 1 olarak gözlemlenen reel düşüş eğiliminin ardından ılımlı bir yükselişe işaret ediyor.
İSO İkinci 500 sıralamasına girebilmek için firmaların üretimden satışlarının 5 milyar 317 milyon lira ile 2 milyar 220 milyon lira arasında olması gerekti. Geçtiğimiz yıl 69 yeni kuruluş bu listede yer almayı başarırken, 26 işletme İSO 500 listesinden İSO İkinci 500'e geriledi. Ayrıca, 405 kuruluş son iki yıldır kesintisiz olarak İSO İkinci 500 sıralamasındaki yerini korudu.
İhracat Gerilemesi ve Finansman Yükü
İSO İkinci 500'deki firmaların toplam ihracatı yıllık bazda yüzde 0,3 düşüşle 15,9 milyar dolara geriledi. Bu düşüşle birlikte, listedeki şirketlerin Türkiye'nin sanayi ihracatı içindeki payı 0,3 puan azalarak yüzde 6 seviyesine indi.
Geçtiğimiz yıl uygulanan dezenflasyon politikaları ve dış pazarlardaki durgunluk satış gelirleri üzerinde belirgin bir baskı oluşturdu. Yüksek faiz oranları ve artan finansman yükleri ise karlılık göstergelerini sınırlamaya devam etti. Orta ölçekli sanayicinin kazancının yüzde 87'sini faiz ödemelerine ayırmak zorunda kaldığı bu dönemde, şirketlerin maliyet yönetiminde sağladığı başarı, karlılığın ılımlı düzeyde de olsa korunmasında etkili oldu.
Zorlu Ekonomik Dengeler
2025 yılı, sanayi firmaları için artan finansman maliyetleri, zayıflayan iç talep, kur ve maliyet dengesi, yatırım iştahındaki yavaşlama ve rekabet gücünü koruma ihtiyacı gibi bir dizi zorluğa sahne oldu. Bu faktörler, şirketlerin operasyonel stratejilerini gözden geçirmesine neden olurken, maliyet kontrolü ve verimlilik artışı öncelikli konular haline geldi.