Ulusal Meclis, 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü 'Ölüm Yardımı Hakkı' kanun teklifinin yasalaşması yönündeki nihai oylaması için toplanacak. Sosyalist Parti tarafından meclise sunulan tasarı, engelli hakları savunucuları ve sağlık profesyonellerinin sert muhalefetiyle karşılaştı.
Ulusal Meclis'te uzun süredir gündemde olan ve toplumsal kutuplaşmaya yol açan 'Ölüm Yardımı Hakkı' kanun teklifi, 15 Temmuz 2026 Çarşamba günü yapılacak nihai oylama ile kaderini belirleyecek. Tasarı, 30 Haziran 2026'da Ulusal Meclis'te kabul edilerek Senato'ya sevk edilmişti. Bu kritik oylama öncesinde, tasarının destekçileri ve karşıtları arasındaki gerilim artarak devam ediyor.
İlk olarak 11 Mart 2025'te Ulusal Meclis Sağlık ve Sosyal İşler Komisyonu çalışmalarıyla gündeme gelen teklif, Mayıs 2025'te Sosyalist Parti (PS) tarafından meclise sunulmuştu. Tasarı, 12 Mayıs 2026 Salı günü yapılan üçüncü incelemenin ardından olumlu sonuçlanarak yasalaşma sürecinde önemli bir aşamayı geride bıraktı.
Tasarının Destekçileri ve İlerici Perspektif
Söz konusu yasa tasarısı, geleneksel muhafazakar-ilerici kutuplaşmasının ötesine geçerek özellikle sol kesimde ciddi bir tartışma başlattı. Jean-Luc Mélenchon liderliğindeki Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) milletvekilleri, tasarıyı tarihi bir başarı olarak nitelendirerek sosyal medya üzerinden desteklerini ifade ettiler.
LFI milletvekilleri, yaptıkları açıklamada, 'Ulusal Meclis, acısı dindirilemeyen hastalıklar karşısında yaşamın sonunu seçme hakkını oyladı. Bu, Jean-Luc Mélenchon öncülüğündeki hareketimizin tarihi bir mücadelesidir. 15 Temmuz'daki nihai karara kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz.' ifadelerini kullanarak tasarının önemine vurgu yaptı.
Muhalif Cepheden Sert Tepkiler ve Endişeler
Tasarının 'ilericilik' ve 'onurlu ölüm hakkı' gerekçeleriyle savunulmasına karşın, engelli hakları savunucuları ve sağlık profesyonelleri tarafından sert muhalefetle karşılandı. Sivil toplumun önde gelen yapılarından Sağlamcılık Karşıtı Sol Cephe (FGA), kurumsal sol partileri eleştirerek tasarıya karşı çıktı.
FGA tarafından yayımlanan bildiride, tasarının 'ilericilik' maskesi taşıdığı savunularak şu uyarıya yer verildi: 'Tıbbileştirilmiş ölüm tercihini özgür bir seçimmiş gibi sunmak; mevcut sosyal, ekonomik ve kurumsal baskıları, kısıtlamaları görmezden gelmek anlamına gelir.' Fransız Palyatif Bakım ve Destek Derneği (SFAP) de, Le Figaro gazetesine yaptığı açıklamada, 'Servislerimizde her gün şahit oluyoruz: Ölüm talebi nadiren mutlaktır' diyerek tıp profesyonellerinin endişelerini dile getirdi.