Ürdün'de düzenlenen Kudüs konulu bakanlar toplantısında 14 ülke ve Arap Birliği Genel Sekreterliği, İsrail'in Mescid-i Aksa'daki ihlallerini ve Kudüs'ün tarihi statüsünü değiştirme girişimlerini kınayan ortak bir açıklama yayımladı. Açıklamada, Doğu Kudüs'ün bağımsız Filistin Devleti'nin başkenti olduğu vurgulandı.
05 Ağustos 2026 tarihinde Ürdün'ün ev sahipliğinde gerçekleşen Kudüs konulu bakanlar toplantısının ardından önemli bir ortak açıklama yapıldı. Ürdün, Cezayir, Irak, Katar, Suudi Arabistan, Tunus, Somali, Filistin, Mısır, Fas, Endonezya, Malezya, Türkiye ve Pakistan olmak üzere 14 ülke ile Arap Birliği Genel Sekreterliği tarafından yayımlanan açıklamada, Mescid-i Aksa'daki İsrail ihlalleri şiddetle kınandı.
Taraflar, İsrail'in işgal altındaki Kudüs'ün Arap-Müslüman ve Hristiyan kimliğini, yasal ve demografik statüsünü değiştirmeyi amaçlayan politikalarını ve uygulamalarını reddetti. Bu uygulamaların hükümsüz, yasal etkisi olmayan ve uluslararası hukukun yanı sıra İsrail'in işgalci güç olarak yükümlülüklerinin açık bir ihlali olduğu vurgulandı.
Doğu Kudüs Filistin'in Başkenti Olarak Teyit Edildi
Ortak açıklamada, Doğu Kudüs'ün işgal altındaki Filistin topraklarının ayrılmaz bir parçası olduğu ve İsrail'in burası üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı yeniden teyit edildi. Doğu Kudüs'ün Filistin Devleti'nin başkenti olduğu belirtilirken, 4 Haziran 1967 sınırları temelinde özgür, bağımsız ve egemen bir Filistin Devleti'nin kurulmasının, İsrail ile birlikte güvenlik ve barış içinde, iki devletli çözüm temelinde adil, kalıcı ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu vurgulandı. Bu çözümün uluslararası hukuka, ilgili Birleşmiş Milletler (BM) kararlarına ve Arap Barış Girişimi'ne uygun olması gerektiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca, Filistin sorununun barışçıl çözümü ve iki devletli çözümün uygulanmasına ilişkin New York Deklarasyonu'nun yeniden teyit edildiği belirtildi. Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif'te İsrail'in tüm ihlalleri, tarihi ve hukuki statükoyu değiştirmeye yönelik girişimleri ile zamansal ve mekansal bölünmeyi dayatma çabaları da kınandı.
Mescid-i Aksa'ya Yönelik Baskınlar Endişe Kaynağı
Mescid-i Aksa/Harem-i Şerif'e İsrailli aşırılık yanlısı yerleşimciler, İsrailli bakanlar ve yetkililer tarafından gerçekleştirilen ve İsrail işgal makamlarınca kolaylaştırılan ve korunan giderek artan baskınlar, ortak açıklamanın odak noktalarından biri oldu. Bu tür eylemlerin bölgedeki gerilimi artırdığı ve uluslararası hukukun ihlali olduğu belirtilerek, bu durumun uluslararası toplum tarafından yakından takip edilmesi gerektiği ifade edildi.