İstanbul'da 11 Haziran 2025'te yaşanan cinsel saldırı davasında, Yargıtay iki mahkemenin onadığı 12 yıllık hapis cezasını bozarak sanık Y.Ş.'yi tahliye etti. Kararın üzerinden iki ay geçmesine rağmen gerekçesi açıklanmazken, mağdur E.E. yaşadığı travmanın yanı sıra tehdit ve tacizlerle mücadele ediyor.
İstanbul Esenyurt'ta yaşanan cinsel saldırı davasında, iki yerel mahkemenin onadığı 12 yıllık hapis cezası Yargıtay tarafından bozuldu. Sanık Y.Ş.'nin tahliyesine karar verilirken, bu kararın gerekçesi aradan iki ay geçmesine rağmen dosyaya eklenmedi.
Mağdur E.E., Y.Ş.'nin serbest bırakıldığını resmi yollarla değil, sosyal medya paylaşımları aracılığıyla öğrendiğini belirtti. E.E., kararın gerekçesine ilişkin kendisine herhangi bir belge ulaşmadığını ifade ederek, '18 günde iki mahkemenin verdiği karar bozulabiliyor ama iki aydır bana bunun gerekçesi sunulmuyor' dedi.
Olay ve Hukuki Süreç
E.E.'nin şikayetine göre olay, 11 Haziran 2025'te İstanbul Esenyurt'ta meydana geldi. Sağlık kontrollerinde darp ve fiziksel şiddet bulguları tespit edilirken, Y.Ş. iki gün sonra tutuklandı. İstanbul'da görülen davanın ilk duruşmasında mahkeme, Y.Ş.'yi 'nitelikli cinsel saldırı' suçundan 12 yıl hapis cezasına çarptırdı. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf incelemesinde yerel mahkemenin kararını onadı.
Ancak Y.Ş.'nin avukatı kararı Yargıtay'a taşıdı. E.E.'nin aktardığına göre, 4 Haziran 2026'da Yargıtay'a ulaşan dosya, sadece 18 gün sonra, 22 Haziran 2026'da karara bağlandı. Yargıtay, yerel mahkeme ile istinafın verdiği kararları bozdu ve Y.Ş. tahliye edildi.
Mağdurun Maruz Kaldığı Baskı ve Travma
E.E., dava süreci boyunca yalnızca mahkeme salonunda değil, dışarıda da baskı gördüğünü dile getirdi. Y.Ş.'nin ailesi ve yakınları tarafından şikayetini geri çekmesi için tehdit edildiğini öne süren E.E., ifadesinin ve dosyadaki bilgilerin üçüncü kişilerle paylaşıldığını iddia etti. Telefon numarasının yayıldığını ve farklı kişilerden mesajlar aldığını belirten E.E., bu süreçte yaklaşık 27 kişi hakkında şikayetçi olduğunu ifade etti.
İlk duruşmada sanığın kullandığı ifadelerin kendisini yeniden travmatize ettiğini belirten E.E., duruşma sırasında kriz geçirdiğini ve sonrasında psikiyatrik destek almak zorunda kaldığını anlattı. Travma sonrası stres bozukluğu tanısıyla tedavi gördüğünü söyleyen E.E., bir süre kapalı psikiyatri servisinde kaldığını ve halen tedavisinin sürdüğünü ifade etti. İstinaf aşamasında yerel mahkeme kararının ve dosyadaki delillerin yeterli olduğunu düşündüğü için ayrıca dilekçe sunmadığını belirten E.E., karşı tarafın dilekçelerinde yaşananları inkar eden ifadeler kullandığını ekledi.