Cumhur İttifakı ve DEM Parti'nin sunduğu Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşme Kanun Teklifi Meclis'te kabul edilirken, Yeni Parti oylamada belirgin bir ayrışma gösterdi. Parti yönetimi kabul oyu kullanacağını açıklarken, milletvekilleri bölgelerinin hassasiyetlerine göre karar verdi.
Cumhur İttifakı ve DEM Parti tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunulan Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi, dün gece Genel Kurul'da yapılan oylama ile yasalaştı. Yaklaşık 12 saat süren görüşmelerin ardından yapılan açık oylamada 467 'kabul', 87 'ret', 7 'çekimser' ve 2 'mükerrer' oy kullanıldı.
Oylamada iktidar partileri dahil birçok partiden katılmayanlar veya ret oyu verenler olsa da, Yeni Parti'nin 'ret' ve 'kabul' oylarının birbirine yakınlığı farklı yorumlara yol açtı. Parti içinde yaşanan bu belirgin ayrışma, oylamanın en dikkat çekici detaylarından biri oldu.
Genel Başkan ve Vekiller Arasındaki Farklılık
Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Genel Kurulu'ndaki konuşmasında kendisinin ve parti yöneticilerinin kabul oyu kullanacağını belirtirken, milletvekillerinin ise seçildikleri illerde halkın ne dediğine göre karar vereceklerini duyurmuştu. Genel Kurul oturumu öncesindeki kapalı grup toplantısında da bu yönde, yani yöneticilerin 'kabul' oyu kullanması ve diğerlerinin serbest bırakılması kararı alındı.
Bu serbest bırakma kararı sonucunda, Yeni Partili 91 milletvekilinden 35'i 'kabul', 54'ü 'ret' oyu kullanırken, 2 milletvekili ise oylamaya katılmadı. Ayrıca, milletvekillerinin kendi seçim bölgelerinin hassasiyetlerine göre oy kullanacağı belirtilmesine rağmen, aynı ilden hem kabul hem de ret oyu veren vekillerin olduğu gözlendi. Parti yöneticilerinin büyük çoğunluğu Özel'in dediği gibi kabul oyu verirken, bazı isimlerin ret oyu kullandığı da kayıtlara geçti.
Parti Liderliğinin Gerekçeleri
Yeni Parti Genel Başkanı Özel, kanun teklifine ilişkin tutumlarını şu sözlerle açıkladı: 'Partisine butlan atanan, cumhurbaşkanı adayı tutuklanan biziz. Bu teklife hayır dememiz için binlerce tepki alan biziz. Bize 'O masada neden oturuyorsunuz?' dediler. Bize yapılanları en çok biz biliyoruz. Bu yasaya hayır deme hakkına en çok biz sahibiz. Ama bu hakkı milletin barış hakkının önüne koymayan bizleriz. O masa Erdoğan'ın değil barış umudunun masasıdır. Öfkemizi milletin geleceğinin önüne koymadık, koymayacağız. Barışın önünde durmayacağız. Bir daha ölüm olmasın diye bu sorumluluğu alacağız.'
Barışa Kurumsal Destek ve Taban Tepkisi Dengesi
Parti yetkilileri, bu tutum ile kurumsal olarak barışa, PKK'nın silah bırakmasına ve daha fazla kayıp yaşanmamasına 'evet' dediklerini ifade etti. Aynı zamanda, Kürt seçmenlere kendilerinin de barıştan yana olduklarını göstermeyi amaçladıklarını belirttiler. Yetkililer, yeni kurulan bir parti olarak tabandan gelen tepkilere kayıtsız kalmalarının mümkün olmadığını ve bu nedenle milletvekillerini serbest bıraktıklarını vurguladı.