YENİ Parti, liyakatli kadrolarla yeni bir siyaset anlayışı inşa ettiklerini açıklarken, Başkan Güç, toplumdaki derin sessizliğin sandıkta bir cevabı olacağını vurguladı. Partinin anketlerdeki yükselişi, değişim talebinin gücünü ortaya koyuyor.
YENİ Parti, ülkenin içinde bulunduğu mevcut siyasi tablonun üzücü ve yıpratıcı bir süreç olduğunu belirterek, topluma ve siyasete farklı bir bakış açısıyla yaklaşan, bireysel ve toplumsal sorumluluk bilincine sahip kişilerin bir araya geldiği yeni bir siyasi hareket olarak öne çıkıyor. Başkan Güç, bu hareketin toplumda yeniden bir umudun doğmasına ve insanların geleceğe daha güvenle bakmasına vesile olduğunu ifade etti.
Güç, toplumda derin bir umutsuzluğun hakim olduğunu ve bu olumsuz havayı dağıtmak adına Sayın Özgür Özel ile örgütteki mücadele eden arkadaşların büyük bir gayret gösterdiğini ve ciddi bedeller ödediğini belirtti. Toplumun yaşanan tüm gelişmelere karşı sandıkta bir cevap vereceğini ve anketlerde yüzde 38 civarında güçlü bir tabana ulaşılmasının, değişim talebinin güçlü olduğunu ve yeni bir umudun yeşerdiğini net bir şekilde gösterdiğini sözlerine ekledi.
Liyakat Odaklı Kadrolar ve Yeni Yönetim Anlayışı
Parti kadrolarında çok sayıda mimar ve mühendis bulunmasına dikkat çeken Varlık, iktidar değişikliğinin elzem olduğunu vurguladı. Varlık, İzmir'de belediyelerle yürütülen ortak çalışmalarda, yapılanların yanlış veya kamuya fayda sağlamadığı durumlarda eleştirel bir yaklaşım sergilendiğini belirtti.
Menderes olayını, İzmir gibi bir şehir ve taşıdıkları vizyon açısından kötü bir örnek olarak gösteren Varlık, yargı eliyle siyasetin dizayn edilmesinin yanlış olduğunu ve yaşananların bu anlayışın devamı niteliğinde olduğunu ifade etti.
Faşizan Baskıya Karşı Umut ve Bağımsız Yargı Vurgusu
Ülke genelinde faşizan bir baskı ortamı olduğunu belirten Varlık, buna rağmen umutsuz olmadıklarını ve umudu canlı tutmanın önemini vurguladı. Tüm muhalif blokların ortak hedefinin, ülkede elzem olan iktidar değişikliğini gerçekleştirmek olduğunu dile getirdi.
Varlık, doğru yapılan her adımda bu umudun yanında yer alacaklarını, ancak yarın iktidara geldiklerinde dahi eksik veya yanlış bırakılan her konuda eleştirilerini sunmaktan çekinmeyeceklerini ifade etti. Hukukun ve yargının bağımsızlığını yeniden tesis etmeyi, kamunun kendine olan güvenini tekrar kazanmasını sağlamayı temel yaklaşımları olarak belirtti.