11 Eylül saldırılarının 25. yıl dönümünde, Amerikalı gazeteciler Lawrence Wright ve Steve Coll'un kitapları üzerinden, terörün kökenleri ve ABD istihbaratının zaafları mercek altına alındı.
11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yılına yaklaşılırken, bu olayın ardındaki gerçekler ve ABD'nin teröre karşı verdiği mücadele, Amerikalı gazetecilerin eserleriyle yeniden ele alınıyor. Lawrence Wright ve Steve Coll gibi isimlerin kitapları, saldırının kökenlerine ve ABD istihbaratındaki sorunlara ışık tutuyor.
11 Eylül'ün Kökenleri ve El Kaide'nin Yükselişi
Pulitzer ödüllü Lawrence Wright, "The Looming Tower: Al-Qaeda and the Road to 9/11" adlı kitabında, 11 Eylül'ü anlamak için 2001'den çok daha geriye gidilmesi gerektiğini vurguluyor. Wright'a göre, Seyyid Kutub'un Mısır'da geliştirdiği radikal düşüncelerden Zevahiri'nin Mısır İslami Cihadı'na, Sovyet-Afgan Savaşı'ndan Usame bin Ladin'in kurduğu uluslararası savaşçı ağına uzanan uzun bir zincir bulunuyor. Afganistan, farklı ülkelerden insanları, parayı, ideolojiyi ve örgütsel bağlantıları bir araya getiren bir merkez haline geldi ve El Kaide bu birikimin içinden doğdu.
İstihbarat Zaafları ve Kurumlararası Rekabet
Wright, ABD istihbaratının saldırıdan tamamen habersiz olmadığını belirtiyor. Örneğin, 11 Eylül hava korsanlarından Khalid el-Mihdhar ve Nawaf el-Hazmi'nin Ocak 2000'de Kuala Lumpur'daki El Kaide toplantısında izlendiği biliniyordu. Mihdhar'ın Amerikan vizesi olduğu ve Hazmi'nin Los Angeles'a gittiği bilgileri mevcut olmasına rağmen, bu veriler zamanında FBI'a aktarılmadı ve etkili bir takip yapılamadı. İki saldırgan aylarca ABD'de yaşadı. Wright'a göre, istihbarat vardı ancak bilgiyi eyleme dönüştürecek kurumlararası bağ yoktu.
Wright, kitabında sadece El Kaide'nin tarihini değil, aynı zamanda CIA ile FBI arasındaki bilgiyi sahiplenme rekabetinin nasıl bir güvenlik açığı yarattığını da anlatıyor. Bu durum, Amerikan devletinin kendi içinde ne kadar parçalı çalıştığını ve bu parçalı yapının trajik sonuçlara yol açtığını gözler önüne serdi.
Afganistan'ın Merkezi Rolü
İki Pulitzer ödüllü gazeteci Steve Coll ise "Ghost Wars" adlı eserinde CIA'nın Afganistan'daki gizli faaliyetlerini Sovyet işgalinden 10 Eylül 2001'e kadar inceledi. Coll, 1980'lerde Afganistan'ın sadece Sovyetler ile Afgan mücahitlerin savaştığı bir ülke olmadığını belirtiyor. Bu dönemde CIA para ve silah sağlarken, Pakistan istihbaratı ISI bunların dağıtımında kilit rol oynadı ve Suudi Arabistan finansmana destek verdi. Bu uluslararası müdahale, Afganistan'ı 11 Eylül olaylarının merkezine taşıyan önemli bir faktör oldu.