2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi, Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program hedefleri doğrultusunda Meclis'e sunuldu; bütçe giderleri 27 trilyon 276 milyar TL, gelirleri ise 23 trilyon 408 milyar TL olarak öngörüldü.
2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi, Kalkınma Planı ve Orta Vadeli Program ile uyumlu olarak Meclis'e sunuldu. Bütçenin temel dayanakları arasında para, maliye ve gelirler politikaları arasındaki güçlü eşgüdümün devamı, mali disiplinin korunması, kamu harcamalarında etkinliğin artırılması ve dezenflasyon sürecinin desteklenmesi yer alıyor. Bütçe, kaynakların öncelikli alanlara yönlendirilmesini, üretken kapasitenin artırılmasını ve beşeri sermayenin güçlendirilmesini esas alıyor.
2026 ve 2027 Yılı Bütçe Tahminleri
2026 yılı için merkezi yönetim bütçe giderlerinin 19 trilyon 660 milyar lira, gelirlerinin ise 17 trilyon 28 milyar lira olarak gerçekleşmesi bekleniyor. Aynı dönem için bütçe açığı 2 trilyon 632 milyar lira, faiz dışı fazla ise 193 milyar lira olarak tahmin edildi. 2026 yıl sonu bütçe açığının milli gelire oranının yüzde 3,1 olması öngörülüyor.
2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçesi kapsamında 230 kamu idaresinin bütçesi bulunuyor. Bu dönemde bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olması bekleniyor. Tahmin edilen 3 trilyon 868 milyar liralık bütçe açığının Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'ya oranının ise yüzde 3,5 olarak gerçekleşmesi öngörülüyor.
Mali Disiplin ve Ekonomik Performans
AK Parti hükümetleri döneminde mali disiplinin her zaman temel öncelik olduğu belirtildi. Bütçenin "faiz bütçesi" olmaktan çıkarılarak "hizmet bütçesi" haline getirildiği vurgulandı. 2002 yılında milli gelire oranla yüzde 14,3 olan faiz giderlerinin, 2027 yılı bütçesinde yüzde 3,6 seviyesinde olması öngörülüyor.
Zorlu dış konjonktüre rağmen Türkiye ekonomisinin, makroekonomik istikrarı önceleyen politikalar sayesinde dayanıklılığını koruduğu ve dezenflasyon süreciyle uyumlu bir büyüme performansı sergilediği ifade edildi. 2020-2025 döneminde dünya ekonomisi kümülatif yüzde 19,3 oranında büyürken, Türkiye ekonomisinin aynı dönemde kümülatif yüzde 35,3 oranında büyüdüğü bilgisi verildi.
Güncel tahminlere göre, Türkiye ekonomisinin 2026 yılında dünya ekonomileri sıralamasındaki 16'ncı konumunu koruması bekleniyor. Satın Alma Gücü Paritesi cinsinden bakıldığında ise Türkiye'nin dünyanın 11'inci, Avrupa'nın ise 4'üncü büyük ekonomisi olma konumunu sürdürmesi öngörülüyor.