54 yıllık geçmişe sahip Amper Elektrik, Forend Elektrik ve Protart Elektrik şirketleri, finansal zorluklarla yürüttükleri konkordato sürecinin ardından İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından iflas ettirildi.
Türkiye ekonomisinde yaşanan mali sıkıntılar, köklü şirketleri de derinden etkilemeye devam ediyor. Yarım asrı aşkın bir süredir faaliyet gösteren ve sektörlerinde önemli yer tutan üç Türk firması, finansal zorluklar karşısında daha fazla dayanamayarak iflas etti. İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin verdiği kararla, 54 yıllık geçmişe sahip bu şirketlerin ticari yaşamları sona erdi.
Mahkeme Süreci ve Karar Detayları
İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, uzun süredir devam eden konkordato sürecini nihai karara bağladı. Mahkeme, sektörün tanınmış isimlerinden Amper Elektrik İnşaat ve Sanayi Anonim Şirketi, Forend Elektrik Malzemeleri ve Dış Ticaret Anonim Şirketi ile Protart Elektrik ve Bilişim Teknolojileri Dış Ticaret Anonim Şirketi'nin ayrı ayrı iflaslarına hükmetti. Bu karar, mali yapılarını toparlamak adına atılan adımların yetersiz kaldığını gösterdi.
Mahkeme, şirketler lehine daha önce tesis edilen kesin mühletten doğan tüm ihtiyati tedbir kararlarının 10 Eylül 2026 tarihi itibarıyla kaldırılmasına karar verdi. Aynı tarihte, şirketlerin mali denetimini sürdüren konkordato komiser heyetinin görevi de sonlandırıldı. Öte yandan, şirket yönetim kurulu üyelerinden Harutyun Serj Sırmabıyıkoğlu hakkında iflasa tabi kişilerden olmaması gerekçesiyle davanın reddine hükmedildi.
Ekonomik Baskı ve Sonuçları
Piyasalardaki nakit darboğazı ve giderek ağırlaşan finansal baskılar, 54 yıllık sanayi geçmişi olan bu firmaları dahi ayakta tutmaya yetmedi. Borçlarını yapılandırarak ayakta kalma umuduyla konkordato zırhına sığınan şirketler, beklenen iyileşmeyi sağlayamadı. Bu durum, Türkiye ekonomisindeki genel zorlukların bir yansıması olarak değerlendiriliyor.
Alınan iflas kararlarıyla birlikte Amper Elektrik, Forend Elektrik ve Protart Elektrik'in mal varlıkları ve ticari hakları üzerindeki tasarruf yetkileri resmen sona erdi. Şirketlerin alacaklıları, personelleri ve tedarikçileriyle olan tüm hukuki ve mali ilişkileri, bundan böyle İflas Dairesi koordinasyonunda tasfiye edilecek. Bu durum, sektörde geniş yankı uyandırdı ve benzer durumdaki diğer şirketler için de bir uyarı niteliği taşıyor.