AB Dış Politika Şefi, Hürmüz Boğazı'nda serbest geçiş hakkının uluslararası hukuka göre güvence altında olduğunu vurgulayarak, İran'ın saldırılarını kınadı ve boğazın koşulsuz açık tutulması çağrısı yaptı.
Avrupa Birliği Dış Politika Şefi, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'nda uluslararası deniz ulaşımının serbestçe sağlanması için güçlü bir çağrıda bulundu. Yapılan açıklamada, boğazdan geçiş hakkının Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kapsamında eksiksiz bir şekilde güvence altında olduğu belirtildi.
Bu hakkın tüm devletlerin gemilerine ait olduğu ve hiçbir devletin söz konusu hakkı askıya alamayacağı, engelleyemeyeceği veya herhangi bir koşula bağlayamayacağı özellikle ifade edildi. Bu vurgu, bölgedeki mevcut gerilimlere ve uluslararası seyrüsefer güvenliğine ilişkin endişelere dikkat çekiyor.
İran'a Yönelik Kınama ve Bölgesel Endişeler
Açıklamada, İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemilere ve Bahreyn, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Umman ile Ürdün dahil bölge ülkelerinin egemen topraklarına yönelik saldırıları en güçlü şekilde kınandı. Bu saldırıların, sivillerin ve denizcilerin hayatını tehlikeye attığı, uluslararası hukuku ve Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararını ihlal ettiği vurgulandı.
AB, hiçbir devletin Hürmüz Boğazı üzerinde egemenlik veya kontrol iddiasında bulunmasının hukuka aykırı olduğuna işaret etti. Uluslararası gemilerden izin, geçiş ücreti veya hizmet bedeli talep edilmesine de kesinlikle karşı çıkıldığı bildirildi.
Uluslararası Hukukun Güvencesi ve Çağrılar
Açıklamada, hiçbir ikili anlaşma, mutabakat veya memorandumun uluslararası boğazlardan geçiş hakkını hukuka aykırı şekilde düzenleyemeyeceği ya da kısıtlayamayacağının altı çizildi. Uluslararası hukukun tüm devletlere tanıdığı bu hakkın herhangi bir ülkenin kontrolüne veya iznine bağlanamayacağı net bir dille belirtildi.
Saldırılardan etkilenen ülkelere ve tehlikeye maruz kalan tüm denizcilere tam dayanışma mesajı verilirken, İran'a derhal ve koşulsuz olarak tüm saldırıları ve deniz ulaşımına yönelik müdahaleleri durdurması çağrısı yapıldı. Ayrıca, Hürmüz Boğazı'nı herhangi bir koşul, geçiş ücreti veya harç olmaksızın açık tutması ve uluslararası hukuk ile BM Güvenlik Konseyi'nin 2817 sayılı kararına tam uyum sağlaması talep edildi.
İşbirliği ve Bölgesel Güvenlik Hedefi
Hürmüz Boğazı'ndan güvenli geçişi etkileyecek tek taraflı veya hukuka aykırı herhangi bir mekanizma ya da düzenlemenin reddedildiği vurgulandı. Devletlerin deniz yönetişimi, emniyeti ve güvenliğinden sorumlu uluslararası ve bölgesel kurumlarla, özellikle Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) bünyesinde işbirliği yapması gerektiği kaydedildi.
Avrupa Birliği ile Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), seyrüsefer serbestisinin korunması, uluslararası deniz taşımacılığı ile denizcilerin güvenliğinin desteklenmesi ve bölgede uluslararası hukuk ile Birleşmiş Milletler Şartı doğrultusunda adil ve kalıcı barış ile güvenliğin sağlanması amacıyla yakın koordinasyonu sürdüreceklerini bildirdi.