ABD'nin Atina Büyükelçisi Guilfoyle'nin, Mart ayında Yunanistan Çevre ve Enerji Bakanı Stavros Papastavrou ile bir yemekte "istersek Yunan hükümetini düşürebiliriz" dediği iddia edildi. Bu iddialar Yunanistan'da muhalefetin sert tepkisine yol açtı.
ABD'nin Atina Büyükelçisi George James Guilfoyle'nin, Mart ayında Yunanistan Çevre ve Enerji Bakanı Stavros Papastavrou ile katıldığı bir akşam yemeğinde "istersek burada da hükümeti düşürebiliriz" imasında bulunduğu iddia edildi. Bu iddia, Yunanistan'da siyasi gündemi sarstı ve muhalefet partilerinden hükümete yönelik sert eleştirilere neden oldu.
Mart Ayındaki Akşam Yemeğinde Yaşananlar
Olay, Atina'da Yunan ve ABD'li yetkililerin de yer aldığı bir akşam yemeğinde yaşandı. Büyükelçi Guilfoyle ile Bakan Papastavrou arasında bir tartışma çıktı. Guilfoyle'nin, o dönem Romanya'daki hükümetin düşeceğine dair öngörülere atıfta bulunarak, "Bunu istediğimiz her ülkede yapabiliriz. Burada da yapabiliriz." dediği belirtildi.
Tartışmanın alevlenmesi üzerine Bakan Papastavrou'nun, ABD'nin halkın seçtiği Yunanistan hükümetini değiştiremeyeceğini ifade ettiği kaydedildi. Büyükelçi Guilfoyle'nin avukatı ise yaptığı açıklamada, Papastavrou ile Guilfoyle arasındaki diyaloğun bu şekilde gerçekleşmediğini belirtti. Romanya'da ise Başbakan Ilie Bolojan liderliğindeki hükümet, meclise sunulan gensoru önergesinin 5 Mayıs'ta oy çokluğuyla kabul edilmesiyle düşmüştü.
Yunan Muhalefetinden Hükümete Sert Eleştiri
Yunanistan'da muhalefet partileri, ortaya çıkan bu iddialar karşısında hükümeti sessiz kalmakla eleştirdi. Muhalefet, konunun acilen açıklığa kavuşturulmasını talep etti ve iddiaların ciddiyetine dikkat çekti.
Radikal Sol İttifak Partisi (SYRIZA), iddiaların ciddi olduğunu vurgulayarak, hükümetten ve Başbakan Kiryakos Miçotakis’ten olayın gerçekten yaşanıp yaşanmadığını açıklığa kavuşturmasını istedi. SYRIZA ayrıca, Yunanistan Çevre ve Enerji Bakanı Stavros Papastavrou'nun ABD Büyükelçisi tarafından tehdit edilip edilmediğinin ve hükümetin bu olaya nasıl tepki verdiğinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirtti.
Yeni Sol partisi de olayın Mart ayında gerçekleşmesine rağmen, haberin yayımlanmasının üzerinden 24 saat geçmesine rağmen hükümetin iddiaları ne doğruladığını ne de yalanladığını ifade etti. Parti, bu durumun neden kamuoyuna açıklanmadığı konusunda sorular yöneltti.
Yunanistan Komünist Partisi (KKE) ise hükümetin sessizliğini eleştirerek, ABD'nin sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) Balkanlar'a taşınmasına yönelik politikasına ve ABD-Yunanistan stratejik işbirliğine tepki gösterdi.