ABD'nin ara seçimler sonrası İsrail ile birlikte İran'a yeni saldırı planları yaptığı iddiaları uluslararası arenada yankı uyandırdı. Bu kritik süreçte İran, çatışmaları sonlandırıp nükleer müzakereleri başlatmayı hedefleyen 7 günlük bir diplomatik yol haritası sundu.
ABD'nin ara seçimleri sonrası İsrail ile birlikte İran'a yönelik yeni saldırı planları yaptığı iddiaları, bölgedeki gerilimi yeniden tırmandırdı. Yaklaşık yedi aydır "savaş halinde" olduğu belirtilen iki ülke arasındaki bu iddialar, özellikle şubat ayı sonlarında ABD ve İsrail'in İran'ın dini lideri Ali Hamaney ve askeri komuta kademesini hedef alan hava saldırılarıyla başlayan çatışmaların ardından geldi. Bu kritik süreçte İran, diplomatik bir çözüm arayışıyla Washington'a kapsamlı bir plan sundu.
Tahran'dan Diplomatik Hamle: 7 Günlük Plan
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu marjında yaptığı açıklamada, Tahran yönetiminin Washington'a arabulucular aracılığıyla yedi günlük bir plan önerdiğini duyurdu. Bu planın temelinde, çatışmaları durdurmak, Hürmüz Boğazı'nı trafiğe açmak ve ardından kapsamlı nükleer müzakerelere başlamak yatıyor.
Önerilen şartlar arasında, yedi gün boyunca Lübnan dahil tüm çatışmaların durması, ABD'nin İran'a ait en az 12 milyar dolar olduğu tahmin edilen dondurulmuş fonları serbest bırakması, İran petrolü üzerindeki yaptırımları kaldırması ve deniz ablukasına son vermesi bulunuyor. Bu adımların tamamlanmasının ardından, yedinci günün sonunda Hürmüz Boğazı'nın açılacağı ve derhal nükleer müzakerelere başlanacağı belirtildi. Erakçi, anlaşmanın ABD ara seçimlerinden önce sağlanmasının daha iyi olacağını da sözlerine ekledi.
Washington'ın Yanıtı ve Karşılıklı Mesajlar
Görüşmeler hakkında bilgi sahibi olan Amerikalı bir yetkili, yönetimin arabulucular aracılığıyla olumlu ve yapıcı temaslar yürüttüğünü ancak ABD'nin bir anlaşma için acele etmeyeceğini ifade etti. Bu diplomatik öneri, ABD Başkanı Donald Trump ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan'ın BM kürsüsünden karşılıklı sert mesajlar verdiği bir döneme denk geldi.
Başkan Trump'ın anlaşma olmaması halinde İran'ı "yok etmekle" tehdit ettiği, İran Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan'ın ise ülkesine zorbalık yapılamayacağını söylediği hatırlatıldı. Trump'ın birincil hedefinin İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellemek olduğu ve bunu ya diplomatik bir uzlaşıyla ya da yeni saldırılarla sağlayacağı aktarıldı.
Küresel Etkiler ve Devam Eden Temaslar
Geçtiğimiz yedi aylık çatışma süreci, küresel düzeyde petrol, enerji ve gıda fiyatları üzerinde geniş çaplı etkiler oluşturdu. Daha önceki diplomatik temaslarda ise ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Katar arabuluculuğunda gerçekleştirilen üç saatlik toplantının bir uzlaşıyla sonuçlanmadığını bildirmişti.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin diplomatik temaslarını New York'ta 28 Eylül'e kadar sürdüreceği belirtildi. Bu süre zarfında bölgesel ve küresel aktörlerin, gerilimi düşürmeye yönelik çabaları yakından takip ediliyor.