EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, 12 Eylül'de başlayan 'Ailem Güvende' operasyonlarını Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'e yöneltilen sorularda, operasyonlar kapsamındaki gözaltı, tutuklama ve insan hakları ihlallerine dikkat çekildi.
EMEP Gaziantep Milletvekili Sevda Karaca, 12 Eylül tarihinde başlatılan ve kamuoyuna "Ailem Güvende" adıyla duyurulan operasyonları Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Karaca, Adalet Bakanı Akın Gürlek'in yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Operasyonlar kapsamında beş ilde en az 117 kişinin gözaltına alındığı, gözaltına alınanlar arasında 44 insan hakları savunucusunun bulunduğu ve en az 83 kişinin tutuklandığı belirtildi.
Milletvekili Karaca, önergesinde yargılama sürecinde müdafilerin dosya inceleme haklarının kısıtlandığı iddialarına yer verdi. Ankara'da avukatların birden fazla şüpheliyi temsil etmelerinin "çıkar çatışması" gerekçesiyle engellendiği ve şüphelilerden hakim kararı olmaksızın zorla biyolojik örnek alındığı yönündeki iddialar da gündeme getirildi.
Cezaevlerindeki İhlaller Mercek Altında
Karaca, tutuklanan kişilerin sevk edildikleri Sincan, Marmara, Metris, Mersin ve İzmir cezaevlerinde çeşitli hak ihlallerine maruz kaldıklarının belgelendiğini savundu. Önergede, çıplak muayene, kapasite aşımı nedeniyle mahpusların yerde ve dönüşümlü olarak yatmak zorunda bırakılması, tek kişilik hücrede tecrit gibi uygulamaların yaşandığı belirtildi. Ayrıca temiz suya, hijyen malzemelerine ve ilaçlara erişimin engellenmesi gibi iddialar da sıralandı.
Cinsel yönelimleri ve HIV statüleri nedeniyle ayrımcılık ve kötü muameleye maruz kalındığı yönündeki bildirimleri de gündeme taşıyan Karaca, Adalet Bakanlığı'nca 14 Eylül 2026 tarihinde 81 il başsavcılığına gönderildiği belirtilen genelgeyi de sorguladı. Genelgede yer alan "genel ahlak" ve "cinsiyetsizleşme" kavramları üzerinden hak savunuculuğunun kriminalize edilmesinin önünün açıldığını ifade etti.
Karaca, önergesinde genelgede geçen "cinsiyetsizleşmeyi teşvik" ifadesinin Türk Ceza Kanunu'nda hangi yasal karşılığının bulunduğunun açıklanmasını istedi. Ayrıca genelge aracılığıyla dernekler ve sivil toplum faaliyetleri üzerinde yargısal baskı kurulduğu yönündeki iddialara ilişkin bakanlığın değerlendirmesini sordu.
Hukuki Süreçler ve Adil Yargılanma Hakları
Milletvekili Karaca, şüphelilerin avukatlarıyla görüşmelerinin kısıtlanması ve Ankara'da birden fazla şüphelinin aynı müdafi tarafından temsil edilmesinin engellenmesi iddialarını yeniden gündeme getirdi. Bu uygulamaların Anayasa'nın 36'ncı maddesinde güvence altına alınan hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkıyla bağdaşıp bağdaşmadığını sorguladı.
Karaca, tutuklanan 83 kişinin hangi somut ve kişiselleştirilmiş delillere dayanılarak tutuklandığının açıklanmasını talep etti. Ayrıca yasal olarak faaliyet gösteren derneklerin tüzük faaliyetlerinin ve bildirilmiş fonlarının hangi yasal mevzuat kapsamında suç delili sayıldığını da sordu.